| Bursa İli, Karacabey İlçesi'nin 4 km doğusundaki Uluabat (Apolyont) Gölü'nün batısında, Ulubat Köyü'nde bulunan kale, Susurluk Çayı'nın bir kolu olan Orhaneli Çayı üzerindeki antik Mysia Ovası'nı kontrol ediyordu. Kale, Bursa-Çanakkale karayolu üzerindeki stratejik bir konumda bulunmaktadır [Giros 2003:213, no. 39]. 20. yy'ın başında F.W. Hasluck tarafından görülmüş [Hasluck 1910:78-83], daha sonra C. Foss'un gerçekleştirdiği yüzey araştırması kapsamında ziyaret edilmiştir [Foss-Winfield 1986:145-146]. Şehir duvarları 475x150 m ölçülerindedir. Farklı boyutlardaki kuleler birbirine 30-40 m mesafede yer almaktadır. Kalenin ve kapılarının yapım tekniği çok basit ve yalın, mimari ögelerde öncelik geleneksel kale tekniğinden farklıdır. C. Foss buradan yola çıkarak yapının klasik anlamıyla bir kale olmaktan çok, Bizans ordu birliklerinin toplanmasında kullanılan bir kamp olduğunu öne sürmektedir [Foss-Winfield 1986:145]. Ayakta kalan kulenin duvar tekniğinde orta büyüklükte taş sıraları ve cephede küçük moloz taş kullanımı dikkat çekmektedir. Ancak taş dizileri düzensizdir. Her taş dizisi genellikle tek sıra tuğlayla sınırlandırılmıştır. Bazen dikey duran tuğlalar olsa da, düzenli bir "cloisonné" görüntüsü sergilemektedir. Orijinal kulelerin boyları kısaltılmış, doğu taraftaki bazı noktalara da yeni kuleler eklenmiştir. Lopadion büyük olasılıkla 11. yy'da surlarla çevrilmişti [Bondoux 2003:392-394]. İmparator Ioannes II. Komnenos 1130 yılında kaleyi yeniden inşa ettirmiştir.
Kalenin girişi kuzeydoğudandır. Girişteki burç oldukça iyi durumdadır. Bu burcun örtü sistemi, lento ve söveleri ayaktadır. Kalede devşirme malzemelerin de kullanıldığı görülmektedir [TAYEX 08.07.2008]. |