©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


İzmit Şehir Surları




Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

İzmit Şehir Surları

Türü:
Kale
Plan Tipi:
Yapım Tarihi:
12. yy
Evre:
Orta
Araştırma Yöntemi:
Araştırma
Rakım:
200

Bölge:
Marmara
İl:
Kocaeli
İlçe:
Merkez
Köy:
Merkez
Antik Adı:
Nikomedia

     


Yeri: İzmit kentinin merkezini çevrelemektedir. Yaklaşık 6 km uzunluğundaki Roma Dönemi sur kalıntısı yer yer şehrin içinde, Bizans Dönemi kalıntılarının önemli bir bölümü kentin kuzeydoğusundaki tepe ve civarında (radar istasyonu), diğer bir kısmı da Turgut Mahallesi'nde bulunmaktadır [Foss 1996a:29]. İç surların bir kısmı Saadettin Yalım Caddesi'nde yer almaktadır [TAYEx 10.07.2008].
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Kıyıdan, kentin üst tepelerini de içine alacak şekilde 6 km'yi aşan uzunlukta inşa edilen, fakat günümüzde büyük bölümü modern yerleşmenin altında kalmış olan dış surlara ait izleri en yoğun biçimde Hisar'ın kuzeydoğusunda bulunan tepede yer yer toprağa gömülü vaziyette de olsa tespit etmek mümkündür. Bu kısım 10 m'den yüksek bir kule ile son bulur. Surların ayakta kalan diğer bölümü kalenin batısındaki sırt boyunca Turgut Mahallesi'ndedir. Sahilden de şehri çevreleyen surların İzmit Limanı'na ait olan ve doğuya doğru devam eden duvarları yol yapımı sırasında toprak altında kalmıştır. SEKA'yı şehre bağlayan yer altı geçidinin yapımı sırasında da bu surların batıya uzanan koluna rastlanmış olup, bu duvarlar da günümüzde mevcut değildirler [Fıratlı 1959:18; Foss 2002:50-52]. Orhan Mahallesi'nde, Orhan Camii'ni içine alan şehre hakim konumdaki Hisar'ın kuzey bölümü daha iyi durumdadır. Surların diğer kısımlarına ait kalıntılar evlerin arkasında veya bahçe içerisinde kalmış olmakla birlikte yönü takip edilebilmektedir [Foss 1986:138].
Araştırma ve Kazı: Surlar üzerinde detaylı incelemelerden ilki 19. yy'ın sonunda Pogodin ve Wulf tarafından yapılmıştır [Pogodin-Wulf 1897]. Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü'nün "Ortaçağ Anadolu Kaleleri" projesi kapsamında 1984 yılında Kocaeli ve Kütahya vilayetlerindeki Ortaçağ'dan kalma istihdam duvarları C. Foss tarafından incelenmiş ve konuyla ilgili kapsamlı yayınlar gerçekleştirilmiştir [Foss 1986; Foss 1996a; Foss 2002].
Tanım: Mimari Evreler: Dış surların ilk olarak şehrin kurucusu olan I. Nikomedes devrinde (MÖ 278-250) inşa edildiği belirtilmektedir [Parmaksızoğlu 1972:477]. Günümüzde izleri mevcut olan dış surların üzerinde hiçbir belirgin onarım izine rastlanılmaması, bu surların tümünün tek bir döneme ait olduğunu göstermektedir. Nikomedia'nın Roma İmparatorluğu'nun başkenti olduğu Diokletianus (MS 284-305) döneminde yapılmış ve şehirde büyük yıkıma yol açan MS 358 depreminden sonra onarılmışlardır. Kalıntılarından uzun ömürlü olmadığı anlaşılan bu surlar, Nikomedia'nın önemini kaybetmeye başlamasıyla birlikte belki 4. yy'ın ortasında olduğu gibi 7. yy'da terk edilmiştir [Foss 2002:67, 70-71]. Dikdörtgen planlı Hisar'ın bazı kısımları Roma surlarıyla birleşmiş gibi durmakta ise de dış duvarın geneli görülebildiği kadarıyla Komnenos dönemine tarihlenmektedir. Daha iyi durumda olan kuzey bölümünde ise en az 4. yy'dan 15. yy'a kadar dört ana dönemin izleri vardır. Hisar'ın az bir bölümünün 1204'te Haçlılar tarafından onarıldığı, sonraki onarımın ise Laskarisler döneminde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Osmanlılar döneminde 14-15. yy'a bağlanan onarımlar şehrin alınması sırasında zarar gören kısımların (özellikle Güney Kapısı civarı) Sultan Orhan döneminde onarılmasıyla açıklanabilir. Bunun yanı sıra Marshall Boucicault'un şehri kuşatması sonrasında surların onarıldığı düşünülebilir. Hisarın kuzeydoğu köşesindeki üçgen kısmın ise Fatih Sultan Mehmet döneminde eklendiği tahmin edilmekle birlikte bunun nedeni konusunda açıklayıcı bir bilgi bulunmaması, bu onarımın 1509 depremi ile ilişkili olabileceğini de düşündürtmektedir [Vural 1977:51; Foss 1986:138-139; Foss 2002:71-73]. Mimari Özellikler: Dış surlar şehri hem karadan hem denizden çevrelemekteydiler ve 6 km'yi aşan uzunlukta inşa edilmişlerdi [Foss 2002:50]. Surların günümüze gelebilen kısımlarında Roma Dönemi duvar işçiliği görülmekle birlikte Helenistik Çağ parçalarına da rastlanmaktadır [Fıratlı 1971:13; Vural 1977:45]. Duvarların iç dolgusu tuğla ve daha küçük taş katkılı beyaz harcın içine oturtulmuş kaba yöre taşından oluşmaktadır. Tüm sur gövdesi yaklaşık bir metre aralıkla, 3 cm kalınlıkta ve 30 cm boyutlarında tuğlalardan oluşan dört sıra tuğla ile kesilmektedir. Sur duvarları üzerinde belirsiz aralıklarla yuvarlak veya kare planlı kuleler yer alır. Sur üzerindeki yürüyüş yolları ve mazgallardan iz kalmadığından yüksekliği tahmin edilememekle birlikte, kalınlığı sabit olarak 3 m'dir [Foss 2002:50-52]. Şehre hakim tepede yer alan Hisar dikdörtgen planlıdır. Kuzey kısmı dış surlara paralel vaziyettedir. Batı duvarı kuzeyden güneye esas surlara dik bir biçimde inmekte ve Orhan Camii'nin biraz altında güneye dönmektedir. Daha sonra kuzeye doğru hafif bir kıvrım yapmakta, sonra tekrar güneye dönerek devam etmektedir. Aynı şekilde bir kavis daha çizerek güney duvarı ile son bulur. Doğu duvarı ortada doğuya doğru üçgen bir çıkıntı meydana getirmekte ve bir müddet sonra kuzey duvarı ile birleşmektedir [Vural 1977:47]. Hisar'ın on tane kulenin bulunduğu kuzey kısmı daha iyi durumdadır [Foss 1986:138]. Bu kuleler yuvarlak ve kare planlıdır. Hisarda genel olarak iki veya üç tuğla sırasını takip eden tek sıra taştan oluşan inşa tekniği kullanılmıştır. Fakat bazı yerlerde tek sıra tuğlayı takip eden bir taş sırası da görülmektedir. Yan yana kullanılarak meydana getirilen taş sıraları arasına dikine ve yanlamasına tuğlalar konmuştur [Vural 1977:51].
Buluntular:
Yorum: Antik Nikomedia'nın Helenistik Dönem'de surla çevrildiği ve Hisar'ın da Nikomedia akropolü olabileceği belirtilmektedir [Fıratlı 1959:16; Fıratlı 1971:11]. İzmit surları üzerine detaylı araştırma yapan Foss, ince yontma kireç taşından yapıldığını belirttiği Helenistik dönem surlarına ait verilere Hisar'da rastlamış, ancak, Helenistik surlara ait diğer parçalarla denize doğru inip inmediği konusunda somut verilere ulaşamamıştır [Foss 2002:70]. Tunay 1967 yılında çarşı içinde bir evin temel kazısı sırasında ortaya çıkan kalıntıların şehrin Helenistik döneme ait deniz surları olabileceğibi belirtmiştir [Tunay 1969:100].
Tahribat: Kuzey yönde bulunan Bayraktar Burcu'nun bulunduğu alanda Saraybahçe Belediyesi'ne bağlı piknik alanı ve tesisler bulunmaktadır. Burç ve duvarlar parkın içinde kalmıştır. Burcun üzerine çıkmak için beton merdivenler ve demir merdiven korkulukları yapılmıştır. Burcun çevresinde yoğun yapılaşma olduğu görülmektedir. Güneyde tuvalet ve mescit olarak kullanılan bir yapı vardır. Yerlere kaldırım taşı döşenmiştir. Burcun güneydoğusuna ve güneybatısına doğru duvarlar devam etmektedir. Doğusunda Bağkale Evleri Sitesi inşa edilmiştir. Kuzey yönünde de yapılaşma vardır. Burcun altında tozonlu iki mekan vardır. Bu mekan Santa Barbara Kulesi adıyla cafe olarak kullanılmaktadır. Tonozlu bu mekanın yerlerine parke taşı kaplanmış, duvarları yer yer çimento ile sıvanmış ve elektrik tesisatı döşenmiştir. Kentin içinde, akropolün kuzeybatısında duvar izleri görülmektedir. Alt seviyede Hellenistik-Roma duvarları bitki örtüsünden kaynaklı olarak kısmen görülmektedir. Kuzey yamaçta, batıya doğru devam eden bir antik tiyatronun güney yönünde iç kale burçları bulunmaktadır. Burada Hellenistik Dönem duvarları üzerinde Komnenos Dönemi duvarları vardır. Yapılaşma nedeniyle duvarlar ancak evlerin arasından görülebilmetedir. Ordu Evinin güneyinde, Öğretmen Evi'nin kuzeyinde yapılan yol çalışmalarında, kazılan yerlerde doğu-batı doğrultusunda duvarlar ortaya çıkmıştır. Bu duvarlar battı çıktı olarak adlandırılan yol çalışmaları sırasında bulunmuştur. Taş ve tuğla ile inşa edildiği görülen duvarlar, yaklaşık 1 km uzunluğunda bir alanda izlenmektedir. Bu yol çalışmalarında 2.75 m yüksekliğinde bir alan kazılmıştır. Seka Camisi'nin hemen kuzeydoğusunda, yeni bulunan suları yok edecek şekilde tünel ve kanalizasyon yapıldığı görülmektedir [TAYEX 10.07.2008].


Liste'ye