©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Yoğunhasan Kalesi

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Yoğunhasan Kalesi
Türü:
Yamaç Yerleşmesi
Rakım:
1660 m
Bölge:
Doğu Anadolu
İl:
Kars
İlçe:
Sarıkamış
Köy:
Karapınar
Araştırma Yöntemi:
Yüzey Araştırması
Dönem:
Orta Demir Çağı

     


Yeri: Kars ili, Sarıkamış İlçesi'nin 40 km güneybatısında, Karapınar Köyü'nün 3.6 km batısında, Kondol Tepesi'nin kuzey yamacında, Altçayırlık Mevkii'nde yer almaktadır.
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Aras Irmağı'nın 1.5 km güneyinde, Aras Güneyi Dağları'nın kuzey eteğindedir. Kale bir taraftan Kafkasya'dan gelen ve Anadolu'nun içlerine değin uzanan Kafkasya, Kars, Sarıkamış, Horasan, Hasankale, Erzurum, Erzincan, Sivas yolu, diğer taraftan Hindistan, Afganistan, Kuzeybatı İran, Nahcıvan, Iğdır, Kağızman üzerinden gelen tarihi yolların kesiştiği bir kavşak noktasında yer almaktadır. Yerleşmenin kuzeybatısında bir su kaynağı vardır. 1/25.000'lik haritalarda "Kale Tepe" olarak adlandırılan mevkiide bulunmaktadır.
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: Kale, ilk olarak Atatürk Üniversitesi'nden A. Ceylan tarafından, 2001 yılı Erzincan, Erzurum ve Kars illeri yüzey araştırmasında tespit edilmiş, daha sonra O. Belli'nin de katıldığı bir ekip ile daha kapsamlı olarak incelenmiştir.
Tabakalanma: Kaleden elde edilen bilgiler yüzey araştırmasına ait olduğu için tam olarak tabakalanmaya ait bilgi tespit edilememiştir. Ancak kalenin Orta Tunç Çağı'nda kurulduğu ve Orta Demir Çağı'nda yoğun bir şekilde kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Buluntular: Mimari: Duvar yatakları, ana kayanın kabaca düzeltilmesiyle oluşturulmuş 27x36 m büyüklüğünde dikdörtgen planlı küçük bir kale, dik bir uçurumla sonuçlanan doğu kısmı üzerinde ana salonlu ve iki odalı bir kaya mezarı ve kalenin 350-400 m güneybatısında bir göletten oluşan bu merkez, Urartu Dönemi'ne tarihlendirilmiştir. Kalenin batı ve güney duvarlarının en önemli özelliği, iki teras halinde yapılmış olmalarıdır. Batıda iki teras duvarı arasındaki uzaklık 3.2-3.5 m, güneydeki iki teras duvarı arasındaki uzaklık ise 4.5-5 m'dir. Ne batı, ne de güney teras duvarında kurtin ve bastiyon bulunmaktadır. Savunmayı kolaylaştıran ve duvarlara sağlamlık kazandıran kurtin ve bastiyonların yerine, sağlamlık ve güçlülük kazandırmak için teras duvarları kullanılmış olmalıdır. İç duvarın bazı kısımlarındaki taşlar, 4-5 sıra halinde günümüze ulaşmıştır. Yıkılan ve yüksek öbekler oluşturan kerpiç kalıntıları, taş duvarların üzerinde kerpiç duvarlar olduğunu doğrulamaktadır. Duvarlarda kullanılan iri andezit taşların dış yüzleri ile birleşme yerlerinin, kaba da olsa, düzeltildikleri görülmektedir. Çanak Çömlek: Kale içinde, yüzey toprağında bulunan polikrom boya bezemeli dışa dönük ağız kenarlı, kısa silindir boyunlu, çift kulplu ve yumurta gövdeli çömlekçik ilginç bir buluntudur. Devetüyü astar üzerine kırmızı ve siyah boyayla hayvan, bitki ve geometrik motifler yapılmıştır. Çömleğin ağız kısmından boynuna kadar kırmızı renkli yatay ve kalın bir bant çekilmiş, sonra da siyah boyayla su dalgaları yapılmıştır. Su dalgalarının altında, kırmızı yatay bantların arası ve alt kısmı, siyah boyayla yan yana içi boş dairemsi motiflerle doldurulmuştur. Gövde kısmında bitki motifleri arasına birbiri peşisıra tekrarlanan hayvan figürü, bir su kuşuna ya da horoza benzemekteyse de, bunun su kuşu olduğu sanılmaktadır. Hayvanın gövdesi tümüyle siyah boyayla boyanmış, dalgalı iki çizgi ile gösterilen kuyruğunun arası ise boyanmadan boş bırakılmıştır. Mezar: Kalenin üstünden mezar odasına kayalara oyulmuş basamaklardan inilmekte ancak günümüzde basamakların aşındığı ve yer yer kırıldığı görülmektedir. Aşağıdan 55-60 m yükseklikte yer alan mezar odasına ulaşmak ise hemen hemen olanaksızdır. Mezar odasının doğu tarafında, 2.7x2.5 m büyüklüğünde boş bir ön alan bırakılmıştır. Bu alanın doğu tarafında, ortalama 1.8x0.2 m ölçülerinde iki kaya basamağı bulunmaktadır. Gerek kaya basamakları, gerekse kare biçimli ön alan, kaya kütlesinin büyük bir özenle yontulup düzeltilmesiyle elde edilmiştir. Mezar odasına 1.6 m yüksekliğinde, 1.4 m genişliğinde ve 0.4 m eninde bir kapıdan girilmektedir. Kapının 0.9 m üzerinde ise, 0.5 m derinliğinde ve 0.7x0.7 m ölçülerinde bir aydınlanma açıklığı bulunmaktadır. Aydınlanma boşluğunun dış yüzeyindeki çerçeveyle, buranın uzaktan bir pencereymiş gibi görünmesi sağlanmıştır. Mezar girişi bu haliyle, Van Kalesi kayalığının güney yüzünde bulunan İç Kale'deki Kral Menua'ya ait mezar odasının girişiyle çok büyük bir benzerlik göstermektedir. Kapı üzerindeki ışık açıklığı, Menua mezarı dışında, Urartu Krallığı'nın yayılım alanı içinde şimdilik ikinci örneği oluşturmaktadır. Mezar içinin ve kapı çevresinin taş ve toprakla kapalı olması yüzünden, kapı alt mil yatağının olup olmadığı belli değildir. Ana salon, 4.4x5 m büyüklüğünde ve ortalama 3.2 m yüksekliğinde olup kare bir plan göstermektedir. Tonozlu ana salonun duvarlarının üst kısmındaki tek sıra dişli silme, tüm çevreyi dolanır. Tabandan ortalama 1.4-1.5 m yüksekliğinde olan nişler, girişin karşısındaki batı duvarında 4 adet, kuzey ve güney duvarlarında da birer adet ve giriş kapısının sağında ve solunda birer adet olmak üzere toplam 8 adettir. Nişler ortalama 0.7x0.7 m büyüklüğünde olup, 0.55 m derinliğindedir. Ana salondan kuzeydeki mezar odasına 1.7 m yüksekliğinde, 0.9 m genişliğinde ve 0.5 m derinliğinde bir kapıyla girilmektedir. İçeride ölü teknesi (yatağı) görülmektedir. Güneydeki mezar odasına ise 2.2 m yüksekliğinde ve 1.8 m genişliğinde bir kapıdan girilmektedir. Kabaca dikdörtgen bir plan gösteren bu oda 2.3x2.8 m büyüklüğünde olup, 2.3 m yüksekliğindedir. Mezar odasının kuzey ve güney duvarlarında da ikişerden toplam 4 adet niş bulunmaktadır. Kalenin Ortaçağ'a kadar yerleşmeye sahne olması, bir çok mimari yapının tahrip olmasına neden olmuştur. Kaya mezarının özenli ve etkileyici görünümü, çok odalı mezar odasının önemli bir yönetici mezarı olduğuna işaret etmektedir. Diğer: Deniz seviyesinden 1875 m yükseklikte yer alan kabaca oval bir plan gösteren gölette biriken sular, kar, yağmur ve özellikle çok sayıdaki kaynak suyunun birleşmesinden oluşmaktadır. Günümüzde şiddetli heyelan ve Kondul Dağı'nın eğimli olan kuzey yönüne doğru kayması sonucunda, göletin biçimi hem bozulmuş, hem de içi dolmaya başlamıştır. Buna karşın, hala oldukça fazla su tutmaktadır. Gölet duvarının batı kısmı yıkılmadan günümüze ulaşmışsa da, bunun üzeri yer yer toprakla kapanmıştır. Göletin de tıpkı kaledeki yönetici mezarı gibi Kral Menua döneminde yapıldığı düşünülmektedir.
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: Orta Tunç Çağı'nda kurulduğu anlaşılan Yoğunhasan Kalesi'nin, asıl önemini Demir Çağı'nda, Urartu Krallığı'nın erken döneminde kazandığı anlaşılmaktadır. Özellikle Kral Menua tarafından Diauehi Ülkesi'ne yapılan askeri seferlerde çok önemli bir yönetim merkezi olarak görev yaptığı düşünülmektedir. Kale, Kral I. Argişti (MÖ 786-764) döneminde Diauehi Ülkesi'ne yapılan askeri seferlerde de önemini sürdürmüştür. Ancak yakın çevrede şimdilik herhangi bir çivi yazılı belgenin bulunmaması nedeniyle, bu yönetim merkezinin Urartu Dönemi'ndeki adı bilinmemektedir.


Liste'ye