©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Dilkaya

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Dilkaya
Türü:
Höyük
Rakım:
1660 m
Bölge:
Doğu Anadolu
İl:
Van
İlçe:
Edremit
Köy:
Dilkaya
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:
Orta Demir Çağı Erken Demir Çağı

     


Yeri: Van il merkezinin 24 km güneybatısında; Edremit Bucağı'na bağlı; Dilkaya Köyü'nün hemen batısındadır [Çilingiroğlu 1985:159]. Gevaş İlçesi'nin kuzeydoğusundaki höyüğe; ilçeyi il merkezine bağlayan karayolundan batıya doğru Dilkaya (Horkum) Köyü sapağına dönülerek gidilmektedir [Bak. Çilingiroğlu 1986:plan1'deki harita].
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Van Gölü hemen kıyısında; Hoşap Suyu'nun Van Gölü'ne döküldüğü yerde; günümüzde çayın kuzey yakasında; doğal bir kumul yükselti üzerinde bulunmaktadır [Çilingiroğlu-Derin 1992:res.1'deki topografik plan]. Höyük zaman zaman yükselen göl suları ve çevre köylülerce büyük ölçüde tahrip edilmiştir. Kültür toprağının kalınlığı 7 m civarında olduğu yüzeyden 7 m derinde kum olan ana toprağa varılmasından anlaşılmıştır [Çilingiroğlu 1990:247].
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: 1983 yılında gerçekleştirilen ayrıntılı yüzey araştırmasından bir yıl sonra 1984 yılında başlayan kazı, Van Araştırmaları Projesi çerçevesinde A. Çilingiroğlu yönetiminde, 1991 yılına kadar 7 dönem devam etmiştir. Bu höyüğün kazı yeri olarak seçilmesinde hem MÖ 3. binyıl bulguları hem de Urartu Dönemi çanak çömlek parçalarının yüzeyde bulunması rol oynamıştır. Çilingiroğlu, yörede çoğunlukla o güne kadar kale yerleşmeleri kazılan Urartu Dönemi'ne ait bir sivil yerleşmeyi açmayı düşünmüştür. Höyüğe komşu, çağdaş köylerin yapı temellerinde kullandıkları taşları edinmek için höyüğü tercih etmeleri yüzünden tahribatın inanılmaz boyutta olduğu, kazılar sonucunda anlaşılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış tescilli arkeolojik sit alanları listesinde yer almaktadır.
Tabakalanma: Yerleşme yerinin, MÖ 3. binyıldan Ortaçağ'a kadar sürekli olmayan yerleşim gördüğü saptanmıştır. Eskiden yeniye doğru tabakalar bu şekilde sıralanmaktadır [Çilingiroğlu 1993]: Va ve Vb tabakası: İlk Tunç Çağı II. evre (kazı başkanı bu dönemi Erken Transkafkasya II dönemi olarak isimlendirmekte ve MÖ 2600-2300 yılları arasına tarihlenmektedir) IV. tabaka: İlk Tunç Çağı III. evre - Orta Tunç Çağı başı (MÖ 2300-1750) III. tabaka: Erken Demir Çağı (Urartu Beylikler Dönemi) (MÖ 1100-800) II. tabaka: Orta Demir Çağı (Urartu Krallık Dönemi) (MÖ 800-600) I. tabaka: Ortaçağ Höyüğün 200 m kuzeyindeki kumsalda, Dilkaya'yı Erken-Orta Demir Çağı ve Ortaçağ'da yurt yeri olarak seçenlere ait mezarlık bulunmuştur [Çilingiroğlu 1986:153]. İTÇ çanak çömleklerinin bu mezarlık alanında da olduğu belirtilmektedir.
Buluntular: Mezarlık Alan: Dilkaya Höyüğü mezarlık alanındaki çalışmalar höyük kazıları ile beraber başlamıştır. Buradaki kazılar höyüğün 200 m kuzeyinde başlamış ve 500 m devam eden kumla kaplı alçak tepede kuzey-güney doğrultusunda 1x4 m boyutlarında bir alan kazılmıştır. Yapılan kazılarda, mezarlık alanında yakarak (kremasyon) ya da yakmadan (inhümasyon) olmak üzere iki tür gömme geleneğinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Bu gömme geleneğine bağlı olarak 4 mezar türü karşımıza çıkmaktadır. Sandık mezarlar, kum sandık mezarlar, oda mezarlar ve urneler. Mezarlık alandaki en büyük gömü topluluğunu "Kum Mezarlar" oluşturmaktadır. Kum gömülerde ölüler genel olarak kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda kum içine açılan çukurlara yatırılmıştır. Bazı durumlarda ölünü kerpiç sandukaların içine konulduğu da belirtilmektedir. Köylüler tarafından tahrip edildiği görülmektedir. Kum gömüler incelendiğinde hocker tarzında gömüler karşımıza çıkmıştır. Mezarlarda bir yön birliği söz konusu değildir. İskeletlerin üzerlerinde tunç takılar (yüzük, saç iğnesi, bilezik) Orta Demir Çağına (Urartu) dönemine aittir. Dilkaya mezarlık alanında bugüne kadar iki oda mezar tespit edilmiştir. Oda mezarlardan birincisi dromoslu olup 2.40x4.60 m boyutlarındadır. Giriş kuzeybatı da bulunmaktadır. Mezarın içinde 11 bireye ait iskelet kalıntısı bulunmaktadır. Mezarlar ne yazık ki soyulmuştur. Bu mezar Erken Demir Çağı'nın geç evresine tarihlendirilmektedir. 1986 yılında bulunmuş ikinci oda mezar ise diğerinden daha küçük olup dromosu bulunmamaktadır. Mezarın içinde 30 yakın bireye ait kemik kalıntısı bulunmuştur. Mezarda, tunç bilezikler, demir asa başı, taş boncuklar ve çanak çömlek parçaları, oda mezarın Demir Çağı'nın erken döneminden Orta Demir çağı'na kadar kullanıldığını göstermektedir. Bu oda mezar da ne yazık ki soyulmuştur. Yine Dilkaya'da ortaya çıkarılan sandık mezarlar da iki farklı ölü gömme geleneğine sahiptir. Yakmadan gömü yapılan mezar ve yakılarak gömü yapılan mezarlardır. Yakılarak gömü yapılan mezarların içerisinde, içinde kül olan yonca ağızlı testicikler ya da küçük çömlekler bulunmuştur. Kemik kalıntılarından çocuk kremasyonu olduğu anlaşılan mezarlar Urartu dönemine tarihlenir. Bu mezarların çoğunluğu tahrip edilmiştir. Dilkaya mezar türlerinin IV. grubunu Urartu Dönemine ait urne mezarlar oluşturmaktadır. Yapılan çalışmalarda 24 adet urne mezar bulunmuştur. Yanmış kemik parçaları urne içine konulduktan sonra kabın ağzı bir tabak ya da çömlek ile kapatılmıştır. Ölülerin takıları da ezilip kırılarak kabın içine ya da yanına bırakılmıştır. Urneler çoğunlukla bir ve birden fazla deliğe sahiptir. Urnelerin içinde boncuklar, tunç iğneler, küpeler, bilezikler ve kemer gibi süs eşyaları ortaya çıkarılmıştır. Çanak Çömlek: Dilkaya Höyüğü'nde ve mezarlık alanında, 1984-91 yıllı çalışmalarında çok az mimari kalıntı ele geçmesine rağmen, Demir Çağı'na ait çok sayıda çanak çömlek bulunmuştur. Gerek höyükte gerekse mezarlık alanda bulunan Demir Çağı bulguları iki farklı dönemin özelliğini yansıtmaktadır. Bunlardan birincisi, Erken Demir Çağ geç evresi çanak çömleği, diğeri ise, Orta Demir Çağ çanak çömleğidir. Dilkaya çanak çömleği Doğu Anadolu MÖ II. binyıl kültürünü belgelemesi açısından çok önemlidir. Ele geçen buluntular arasında, çanaklar, kaseler, çömlekler ve küpler bulunmaktadır. Bunlar arasında ağız kenarı yivli, içe çekik ağız kenarlı, keskin profilli çanaklar, kaseler ve çömlekler bulunmuştur. Dilkaya çanak çömleği genel olarak kum katkılı olup, kızıl-kahve, kahve ve devetüyü renklerde astarlıdır. Kaplar açkılı ve iyi pişirilmiştir. Genellikle elde yapılmıştır. Çanak çömlekler keskin profillidir. Katıksız yada küçük taşçık veya kum katkılı olan hamur kırmızı renklidir. Yine bu dönemde de kaplar çok iyi pişirilmiş ve açkılanmıştır. Bu tür kaplar genelde çarkta yapılmıştır. Bu tür kapların yanında kalitesiz, kaba yapım, keskin profilli keramikler de vardır.
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: Dilkaya mezarlık alanı buluntuları Demir Çağı Anadolu'sundaki ölü gömme geleneğinin aydınlatılması konusunda çok önemli sonuçlar vermiştir. Mezarların genelde Erken Demir Çağı'nın bir bölümünü kapsamasından dolayı, Urartu ölü gömme geleneklerinin bölge içindeki gelişimine ilişkin yeni veriler ortaya koyması bakımından da önemlidir.


Liste'ye