|
©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi
|
|
|
|
|
|
Reşadiye |
|
|
Çizimler için tıklayın... ![]() |
Fotoğraflar için tıklayın... ![]() |
|
Türü:
|
İşlik |
|
Rakım:
|
m |
|
Bölge:
|
Ege |
|
İl:
|
Muğla |
|
İlçe:
|
Datça |
|
Köy:
|
Reşadiye |
|
Araştırma Yöntemi:
|
Kazı |
|
Dönem:
|
Roma Hellenistik Klasik Arkaik |
|
|
|
![]() |
|
| Yeri: Muğla İli Datça İlçesi'nin 4 km kadar kuzeybatısındaki Reşadiye Köyü ve çevresinde yapılan araştırmalarda çok sayıda çanak çömlek atölyesi tespit edilmiştir. |
| Konumu ve Çevresel Özellikleri: |
| Tarihçe: |
| Araştırma ve Kazı: Bean ve Cook'un 1950'li yıllarda yaptığı yüzey araştırması dışında; Tuna tarafından 1986-92 yılları arasında kazılar yapılmıştır. |
| Tabakalanma: |
| Buluntular: |
| Kalıntılar: İşlik: Reşadiye'nin 300 m kadar doğusunda 2000 metrekarelik bir alanda üç ayrı yerde atölye olabileceği öne sürülmektedir. Alanın güneydoğusunda MS 1. yüzyıla ait amphora ve günlük kaplara; güneybatıda ise MÖ 4. yüzyıla tarihlenen mantar ağızlı amphoralar ile mühürlü amphoralara rastlanmıştır [Tuna 1988:315]. 200 m doğuda ise küçük bir tepede dikdörtgen çerçeveli bukranion simgeli amphora mühürlerinin yanısıra MÖ 3. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen proto-Knidos mühürleri ve MÖ 2. yüzyılın ikinci yarısına kadar üretime devam eden imalatçılara (Astragalos; Mormis; Skirtos vd.) ait malzemeler bulunmaktadır [Tuna 1988:315]. Hızırşah'a giden yolun güneyindeki bir dere yatağı yakınlarında MÖ 7-6. yüzyıla tarihlenen amphora parçaları bulunmuştur. Ele geçen kulpların bazılarında mühürler gözlenmiştir. Rhodos kökenli olarak düşünülen bu tip mühürlerin civardaki atölyelerde üretilmiş olabileceği belirtilmektedir [Tuna 1988:315-316]. Reşadiye'de; 25 no'lu parselde yapılan kazılarda Hellenistik Dönem'e tarihlenen ızgarası ile birlikte korunagelmiş bir fırın bulunmuştur [Tuna 1990:556]. Bu fırının olduğu alanda MÖ 4. yüzyıl sonu; MÖ 3. yüzyıl başına ait olan mühürlü amphora deposu da vardır. Beş metre çapındaki fırına ait ısıtma odası ile ısıtma kanalları da korunmuştur. Çatıya işaret eden çevre duvarına ait izler varsa da; çatının planı hakkında kesin bir şey söylenememektedir. En geç MÖ 3. yüzyılın ilk çeyreğinde inşa edildiği düşünülen fırının; MÖ 2. yüzyılın birinci yarısında kullanılmaz olduğu anlaşılmıştır [Tuna 1990:556-557]. Fırın girişinin doğu-batı doğrultusundaki bir duvar tarafından kesildiği tespit edilmiştir. Kille sıvalı düzensiz bloklardan oluşan bu duvar; başka bir fırının (F1'den daha geç) giriş odasının bir duvarıdır. Yeni fırının (F2); F1'den daha çok tahrip olduğu gözlenmiştir. F1'e nazaran daha büyüktür ve yapı olarak daha farklıdır [Tuna 1991:156-157]. F1'in kuzeydoğusundaki ve doğusundaki mekanlarda atölye tesisatlarının bir kısmı ile kil çökeltme havuzları ortaya çıkarılmıştır. Buranın güneyinde ise bir çöp çukuru tespit edilmiş; içindeki malzemenin çoğunun MÖ 4. yüzyıl sonu; MÖ 3. yüzyıl başına ait olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle atıkların F1'e ait olmadığı; daha eski bir fırına ait olabileceği üzerinde durulmuştur [Tuna 1990:557]. Fırının kuzeyinde yapılan kazılarda MÖ 6. yüzyıla tarihlenen ince malzeme de ele geçmiştir [Tuna 1991:156-157]. MÖ 210-188 yıllarına tarihlenen bir mühür dolayısıyla; F1'in terkediliş tarihinden önceye ait bir deponun malzemesi doldurulduğu düşünülmektedir [Tuna 1991:158]. F2 fırınının 6 m uzunluğunda ve 3.6 m genişliğinde olduğu saptanmıştır. Yapılan kazılarda F2'nin çevresinde çeşitli duvarlar olduğunu; bazılarının F2 ile aynı zamana tarihlendiğini; bazılarının ise daha sonraki dönemlere ait olduğunu göstermiştir [Tuna 1992:192-193]. F2'de MÖ 100-88 yıllarına tarihlenen ve üretici Nikagoras ismini taşıyan mühürlü amphora kulpları ele geçmiştir. Buluntular ışığında bu fırının en erken MÖ 1. yüzyılda terkedildiği öne sürülmektedir [Tuna 1991:158]. Sonuç olarak F2 fırınının; Nikagoras adında bir üreticiye ait olduğu ve Dionysios ve Andromenes eponimleri altında MÖ 100-88 yıllarında faaliyette bulunduğu anlaşılmıştır [Tuna 1991:166]. Kil Çökelteme Havuzu (25 no'lu parsel; sektör 1): Burada yapılan araştırmalar sonucunda tabanı küçük moloz taşlarla kaplı bir kil çökeltme havuzu ortaya çıkarılmıştır. Havuzun doğusunda da bir sarnıç vardır [Tuna 1993:145-146]. Havuzun 9.1x14.5 m ölçülerinde olduğu saptanmıştır. 3 evreli olduğu öne sürülen havuzun uzun bir süre boyunca kullanıldığı düşünülmektedir. İki çöplük ve bir kuyudan çıkan malzeme incelendiğinde; eponym Euphragoras (MÖ 92-90) ile ilişkili Nikagoras mühürleri de göz önünde bulundurularak havuzun son kullanımının F2 fırını ile çağdaş olduğu düşünülmüştür [Tuna 1994:150-151]. Tesisat Yapıları (41 No'lu parsel): Burada bir atölye; çöp çukuru; depolanmış kil tabakası; kil çökeltme havuzu olarak düşünülen horasan malzeme ile sıvalı bir taban ortaya çıkartılmıştır. Bu tabanın Bizans Dönemi'nde tahrip edildiği anlaşılmıştır. Çöp çukurundan çıkartılan malzeme MÖ 3-2. yüzyıllara tarihlendirilmektedir. Yapının genelinde ele geçen en geç malzeme MÖ 1. yüzyıla aittir. Atölyeye ait olan duvarlardan bazılarının da daha geç olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak kil deposunun en erken evreyi oluşturduğu; bundan sonra MÖ 4-2. yüzyıllara tarihlenen ve killi alanı kesen çöp çukurlarının geldiği; kısmen çöp çukurunun üstüne oturtulmuş MÖ 1. yüzyıl çanak çömlek atölyesinin de 3. evreyi oluşturduğu tespit edilmiştir. Bizan Dönemi'nde tahrip edildiği tespit edilmiştir [Tuna 1992:193-195]. Reşadiye'deki üreticiler günlük kaplar da üretmiştir. Skyphos ve küçük çanaklar çoğunlukta olmak üzere olpe; lekane; içe dönük ağızlı çanak ve kalipter (kalipteros) bunlara örnektir [Tuna 1990:558]. 3 no'lu sektör: Burada yapılan çalışmalarda çeşitli çukurlar tespit edilmiştir. En büyükleri; A; 4x3 m ölçülerindedir. C ve D olarak adlandırılan çukurlarda MÖ 3. yüzyıl amphora parçaları bulunmuştur. A çukurunda ise fırın malzemesi ele geçmiştir. Bu sektörde ayrıca yumurta şeklinde bir sarnıç tespit edilmiştir. Taş ve horasan çimentodan yapılmış olan yapı çukurlardan daha eskidir. İç yüzü kırmızı kil ile sıvanmıştır [Tuna 1991:159]. Araştırmacılar C ve D çukurlarının; A çukurundan sonraki bir döneme ait olduğu düşüncesindedir [Tuna 1992:193]. 3 no'lu sektör ile 1 no'lu sektörün birleştiği alanda büyük bir depotuvar ortaya çıkarılmıştır. Yoğun miktarda mühürlü amphora kulpları bulunmuştur [Tuna 1993:146-147]. Armut Planlı Fırın (16;3 No'lu Parsel): 25/2'deki iki fırına göre daha küçük olan bu fırın; horasan denilen volkanik beyaz küllerden oluşan yer yapısının içine inşa edilmiştir. Plan açısından armuta benzetilmektedir. Fırının etrafı taş duvar ile çevrilidir. Giriş kuzeybatı kenardadır. Burada girişin bir kısmını kapatan daha geç bir döneme ait bir sarnıç tespit edilmiştir. Sarnıcın yanında açılan bir sondajda firnisli ince çanak çömlek parçası ve bir adet gemi pruvalı amphora dibi ele geçmiştir. Fırındaki bir sondajda da firnisli Hellenistik Dönem çanak çömlek parçaları bulunmuştur. Ele geçen buluntular; fırında ince kapların yanısıra günlük kap ve amphora üretiminin de olduğunu ve fırının; MÖ 4. yüzyıla tarihlendiğini göstermektedir [Tuna 1991:160-161; Tuna 1992:191]. 4 No'lu sektör: Amphora ve ince kapların yoğun olduğu bir fırın çöplüğü bulunmuştur [Tuna 1992:191]. Damokrates Atölyesi: Reşadiye Köyü'nün Kiliseyanı Mevkii'nde; yaklaşık 1 kilometrekarelik bir alana yayılan sit alanının güneydoğusunda [Tuna 1988:314]; karayolunun hemen kuzeybatı kenarındaki tepedir [Tuna 1990:558]. Demokrates adında bir imalatçı ve haleflerinin atölyesine ait yıkama ve pişirme kabı parçalarına rastlanmıştır. Burada yapılan araştırmalarda; MÖ erken 2. yüzyıl ile MÖ geç 1. yüzyıl arasına tarihlenen malzeme bulunmuştur. Bu üreticilerin Rhodos hegemonyası ile buraya yerleştikleri ve Mithridates Savaşları nedeniyle başlayan MÖ 88-85'deki üretim krizine kadar burada yaşadıkları belirtilmektedir [Tuna 1988:314; Tuna 1990:558-559]. 1989 yılında yapılan araştırmalarda buranın hızlı bir şekilde yok olmakta olduğu belirtilmektedir. Tahribat sonucu oluşan kesitte yapılan incelemelerde pişirme artığı katlarının yaklaşık iki yüzyıl boyunca Demokrates ve halefleri tarafından yapılan çalışmalar sonucunda oluştuğu anlaşılmaktadır [Tuna 1991:164]. Burada yapılan kazılarda bulunan malzemenin çoğunluğu mühürlü kulplu amphoralardır. MÖ 78'den sonra yazısız mühürlerin olduğu saptanmıştır. Bu durumun MÖ 88-85 yıllarında çıkan Mithridates Savaşları ile ilgili olduğu belirtilmektedir. MÖ97-88 yılları arasında ise çeşitli yöneticilere ait mühürler vardır. Kapları imal eden kişinin ise II. Damokrates'in ardılı olan Dioskourides'tir [Tuna 1992:196]. Skirtos Tepesi: Demokrates Tepesi'nden 500 m kadar kuzeydoğudadır. Daha önce yüzey toplamalarında MÖ 3.yüzyıl ikinci yarısından MÖ 2.yüzyılın ikinci yarısına kadar dikdörtgen çerçeveli boukranion mühürleri kullanıldığı ve burada Skirtos; Mormis ve Asklepeodoros adlı üreticilerin çalıştığı anlaşılmıştır. Burada yapılan kazılarda kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan ve dış yüzü kabaca işlenmiş büyük bloklardan oluşan bir duvar tespit edilmiştir [Tuna 1991:161-162]. Bu duvarın bir teras duvarı olduğu anlaşılmıştır [Tuna 1992:190]. Pişirme artıklarına ait katlar da bulgular arasındadır. Bunun dışında üç tane insan iskeleti tespit edilmiştir. Başı doğuda olmak üzere doğu-batı doğrultusunda gömülmüş olan 1 no'lu iskeletin başı ve ayaklarının amphora parçaları ile örtülü olduğu; ayaklarının ucunda da küçük kupa ve tabak olduğu tespit edilmiştir [Tuna 1991:162]. Başı kuzeydoğuda olan 2 no'lu iskelet kuzeydoğu-güneybatı doğrultusundadır. Başı güneydoğuda olan 3 no'lu iskelet kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda olup bir çukura gömülmüştür. İskelete ait baş; büyük bir çömlek içindedir. Ayak ucunda köpek olduğu düşünülen bir hayvan iskeleti de tespit edilmiştir. Mezarın MÖ 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiği düşünülmektedir [Tuna 1991:166]. Yapılan araştırmalar sonucunda Arkaik Dönem'den itibaren çanak çömlek; MÖ 4. yüzyılın son çeyreğinde de Knidos mühürlü amphoraların üretiminin başladığı anlaşılmıştır. Rhodos kökenli olduğu düşünülen bazı amphora ve mühür tiplerinin de aslen Knidos kökenli olduğu ortaya çıkmıştır. Hellenistik Dönem'de sistemli üretime geçilmiş; Roma Dönemi'nde de devam ederek MS 7. yüzyılda son bulumuştur [Tuna 1989:142-143]. Beyaz kireçtaşından kırık bir stelin; Reşadiye-Hızırşah yolu kenarında mezar kalıntıları arasından çıktığı ve inşaat için alınan taşlardan biri olduğu bilinmektedir. Reşadiye Okulu'nda bulunmaktadır. Stoikhedon yazı stili kullanılmıştır. Yazıt üzerinde yapılan incelemeler sonucunda MÖ 4. yüzyılın ilk yarısına ait olduğu öne sürülmüştür. Abydoslu Iphiadas'a adanmış bir yazıtın stoikhedon stilinde olduğu ve Datça yakınlarında bulunduğu bilinmektedir. Iphiadas MÖ 360-359 yıllarında Sestos ve Parium'u ele geçirmiştir. Dolayısıyla yazıtın MÖ 360'dan önceye tarihlendiği düşünülmektedir. Yazıt; MÖ 4. yüzyılın ilk yarısında Knidos ve Hellespont arasındaki ilişkilere ışık tutması açısından önemlidir. Bundan başka harf karakterlerine göre MÖ 4. yüzyıl; Hellenistik Dönem ve Roma Dönemi'ne tarihlenen çeşitli yazıt parçaları bulunmuştur. Çoğu devşirme malzeme olarak yapılarda kullanılan bloklar; stel ve kaidelere ait parçalardır [Bean-Cook 1952:185-187; 189-191; 193]. |
| Yorum ve tarihleme: |