©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Keramos

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Keramos
Türü:
Kent
Rakım:
m
Bölge:
Ege
İl:
Muğla
İlçe:
Milas
Köy:
Ören
Araştırma Yöntemi:
Yüzey Araştırması
Dönem:
Arkaik Hellenistik Klasik Roma

     


Yeri: Muğla İli'nin güneybatısında; Milas İlçesi'ne bağlı Ören'de yer alır. Milas'tan araba ile 1 saat içinde Ören Köyü'ne ulaşılabilmektedir [Tırpan 1989:363].
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Yaklaşık 600 m yüksekliğindeki Kıran Dağı'nın geçit verdiği yerde akan Karaçay; platodan aşağı yönelerek denize ulaştığı yerde bir delta yapar. Nehrin kaynağı platodadır. Su yeraltı yolları vasıtasıyla denize dökülür. Karaçay'ın biriktirdiği alüvyon ovasının bir köşesinde yer alan Keramos'un başlangıçta büyük olasılıkla deniz kenarında kurulduğu düşünülür [Bean 2000:36]. Keramos'un batısında kıyı; çakıllı sahiller ve aralarında yer alan ekili ovalarla kaplıdır. Doğusunda ise Akbük'e kadar geçiş izni vermeyen Kıran Dağı yükselir [Bean-Cook 1957:68]. Halikarnassos ile Idyma kentlerinin ortasında yer alan Keramos'un; Stratonikeia'ya; Panamara'dan geçen bir yol ile bağlandığı bilinmektedir [Tırpan 1989:363].
Tarihçe: MÖ 4. yüzyıla ait bir yazıt sayesinde kentin; Kar kökenli olduğu anlaşılmıştır [Tırpan 1989:363-364]. Kentin kuruluşu hakkında fazla bilgi yoktur. Attika-Delos Deniz Birliği'ne üyedir ve bir buçuk talent vergi ödemiştir [Bean 2000:39]. MÖ 3. yüzyılda Seleukoslara mı yoksa Ptolemaioslara mı bağlı olduğu tam olarak anlaşılamamıştır [Tırpan 1989:364]. MÖ 2. yüzyılda sikke basmaya başladığı bilinir. Sikkelerin üzerindeki tasvirlerde kentin baş tanrısı Zeus Khrysaoreos'tan başka; yerel olduğu düşünülen bir tanrıya daha rastlanır. Khitoniskos giyen; çifte balta ile mızrak tutan bu genç tanrı ayakta durur vaziyette betimlenmiştir [Bean 2000:39]. Kent; MÖ 189 yılında Rhodos'un himayesi altına girer; MÖ 167'de ise bağımsız olur. Ele geçen bir yazıta göre Keramos; başka bir kentle sympoliteia anlaşması yapmıştır. Bu kentin Keramos'a olan yakınlığından ötürü Stratonikeia olduğu düşünülmektedir [Bean 2000:38]. Kent; MÖ 129 yılında Roma'nın Asia Eyaleti sınırlarına dahil edilmiştir [Tırpan 1989:364]. Rhodos ile iyi ilişkileri olduğu bilinmektedir. Mithridates Savaşları sırasında kralın yanında savaştığı için MÖ 81'de Stratonikeia'ya verilerek cezalandırılmıştır [Tırpan 1989:364]. Roma İmparatorluk ve Bizans Dönem'inde kentin nüfusu artmıştır. Ele geçen bazı yazıtlar sayesinde Keramoslu bir baba ve oğlunun sikke basımından sorumlu olduklarını; başka bir Keramoslu şahsın ise Roma İmparatorluk kültünün başrahiplik görevini yerine getirdiği; aynı zamanda da Ephesos Kenti'nin mali denetçisi olduğu anlaşılmıştır [Tırpan 1989:364]. Sonraki dönemlerde Keramos; Aphrodisias'a bağlı dini bir merkeze dönüşür.
Araştırma ve Kazı: Keramos Antik Kenti ile ilgili ilk bilgileri Wood vermiştir. 19. yüzyılda Newton; Paton ve Hicks çeşitli zamanlarda araştırmalar gerçekleştirmiş ve özellikle yazıtlarla ilgili yayınlar yapmıştır. Guidi ve Maiuri ise kentin tarihçesini ve yapıları ile ilgili bilgi içeren makaleler yayınlamıştır. Robert; 1932 yılında kentte araştırmalar yapmış; yayınlarında da yazıtlar üzerinde durmuştur. Sonraki yıllarda Bean ve Cook kent ile ilgili genel tanım niteliğinde yayınlar yapmış; Head kentin sikkeleri; Akarca kentin tarihçesi; yapıları ve surları; Varinlioğlu ise kentin yapıları; yazıtları ve sosyal yaşantısı ile ilgili incelemelerde bulunmuştur [Tırpan 1989:364-365]. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış tescilli arkeolojik sit alanları listesinde yer almaktadır.
Tabakalanma:
Buluntular:
Kalıntılar: Kente ait kalıntılar yerel halk tarafından tahrip edilmiştir. Kentin içinde ne oldukları tam olarak anlaşılamayan birçok Roma ve Bizans yapısı yer almaktadır. Bunlardan bir tanesi; küçük bir Bizans kilisesidir [Bean 2000:42]. Akropolis Bakıcak terasındadır. Burada yer alan bir tapınağın kalıntıları arasında Arkaik Dönem heykel başı bulunmuştur [Varinlioğlu 1980:65]. Sur: Kentin kuzeyindeki dağ yamacında bulunan iki zirveyi de içine alarak güneye devam eden sur doğuda ve batıda oldukça düz bir hat şeklinde; güneyde ise yarım daire çizerek devam eder. Kuzeydeki eğimli arazinin bazı yerlerinde korunamamış; güneyde ise kısmen erozyon birikintisinin altında kalmıştır [Tırpan 1989:365-366]. Sur genel olarak; iki-üç taş bloğunun yan yana koyulmasıyla oluşturulmuş masif duvar tipindedir. Bunun dışında güneybatı surunun bir kısmında tuğla örgü duvar tekniği tespit edilmiştir [Tırpan 1989:366-367]. Surların genelinde koyu gri renkte kireçtaşı ile kirli sarı renkli konglomera kullanılmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda kent surlarında çeşitli örgü tiplerinin mevcut olduğu belirtilmektedir [Tırpan 1989:366]. Surun çeşitli yerlerinde toplam 13 kule tespit edilmiştir. Bunlardan ikisi batıda; beşi güneyde ve biri doğuda olmak üzere toplam sekiz tanesi ova kısmında; beş tanesi de tepedeki surlardadır. Kulelere ait kemerli kapılar kentin içine açılmaktadır. Biri doğuda; biri kuzeyde; biri batıda ve ikisi güneyde olmak üzere toplam beş kapı tespit edilmiştir. Hepsinin gerçek kemerli olduğu belirtilmektedir [Akarca 1998:172]. İnşasında çokgen ve kesme taşlar kullanıldığı saptanan Kapı I'den limana giden yol geçmektedir. Kapı; bir dirsek içinde yer alır. Bugünkü jandarma binasının bir duvarı; eski surun temeli üzerindedir. 3.6x9.6 m ölçülerindeki sur üstü savunması ve girişteki kapalı mekan sayesinde korunan kapı; bu özellikleri ile Alinda Kenti'nin güney kapısına benzetilmektedir [Tırpan 1989:370]. Güneydeki Kapı II; kentin en büyük kapısıdır. Sur duvarı kapıya yaklaşırken yarım daireye yakın bir biçime girer. Kapı da; bu yarım dairenin tam ortasında yer almaktadır. Kapının içinde yer aldığı bu yarım daire ile her iki tarafta birleşen sur duvarının birleşme noktalarında iki kule; kapının savunmasını güçlendirilmiş olmalıdır [Tırpan 1989:370-371]. Kapı III; kentin güneybatısında yer alır. Breş taşından ve kemerlidir. Kapı IV de; kentin güneybatısındadır. Hemen güneyinde Keramos'un en sağlam kalımş kulesi bulunmaktadır. Kapı V kuzeyde yer alır. Keramos surları; teknik açıdan MÖ 3. yüzyıla tarihlenir [Tırpan 1989:371-372; Tırpan 1990b:224]. Cadde: Kuzey-güney yönünde tespit edilen caddenin kentin ana caddesi olduğu ileri sürülmüştür [Spanu 1995:136]. Tak: Kentin ana caddesi üzerindedir. Tek girişli basit bir kemerdir. Henüz kazı yapılmadığı için formu; hangi imparatora adandığı ve tarihiyle ilgili bilgi yoktur [Spanu 1995:136]. Agora: Kentin doğusundaki bir alan; her ne kadar kesin değilse de; topografik planı ve liman yakınında yer alması gibi özelliklerinden ötürü agora olarak tanımlanmıştır. Alanın; doğu hariç diğer tarafları duvarlarla çevrilidir. Güneydeki duvarda altı kapı ve bazı pencereler ve batıdaki duvarda bir açıklık tespit edilmiştir. Kuzey duvarı ise modern evler tarafından tahrip edilmiştir. Ancak orijinal olarak kapalı olduğu ve herhangi bir kapıya sahip olmadığı düşünülmektedir. Aynı zamanda kuzey kesimde de dükkanlar olabileceği öne sürülmektedir [Spanu 1995:135-136]. Tiyatro: Kentin kuzeyindeki yamaçlar üzerinde doğal bir vadide kayaya oyulmuş düzenli kesikler tiyatronun caveasına işaret etmektedir. Kazı yapılması gerekmektedir [Spanu 1995:136-137]. Gymnasion: Agoranın hemen önünde; bugünkü Cumhuriyet Caddesi'nin kuzey kenarındadır. Yapılan araştırmalar sonucunda yapının; merkezi bir avlu ile iki simetrik kanattan meydana geldiği anlaşılmıştır. 9.5x12 m ölçülerindeki bir odanın doğu ve batısı apsislidir. 11x25 m ölçülerindeki bir başka odanın uzun kenarlarında beş büyük kemer bulunmaktadır. Yapı; Yunan gymnasionu ile Roma hamamı arasında bir yapı olarak nitelendirilmekte ve Ephesos; Sardes ve Alexandria Troas'daki yapılara benzetilmektedir. [Spanu 1995:136]. Palaistra: Guidi tarafından palaistra olarak tanımlanan bu yapı; kentin doğusundadır. 47x47 m ölçülerindeki kare bir avlu ile yarımdaire şeklindeki bir apsisten meydana gelir. Harçsız pseudo-isodomos duvar tekniği göz önüne alınarak yapının Hellenistik Dönem'e ait olduğu öne sürülmüştür [Spanu 1995:134]. Hamam: Nymphaionun hemen güneyindedir. Bugün çevresinde modern yerleşim vardır. Bir yol tarafından ikiye bölünmüştür ve ahır olarak kullanılmaktadır. Opus caementicum tekniğinde inşa edilmiştir. Sekiz oda ve doğuda kubbeli çatısı korunagelmiş bir apsis tespit edilebilmiştir. Apsisli kısmın sıcaklık bölümünü oluşturduğu düşünülmektedir. Araştırmacılara göre bu yapı; Keramos'da ele geçen bazı yazıtlarda adı geçen; MS 2. yüzyılda Hierokles ve karısı Aristoneike tarafından yaptırılan hamam ile ilişkilidir [Spanu 1995:135; Ruggieri 2000:384]. Nymphaion: Zeus Khrysareos Tapınağı'nın bulunduğu platformun batısında; aşağıdaki ikinci terasta yer alır [Bean 2000:40]. Üç teras üzerine kurulmuş olan yaklaşık 30 m uzunluğundaki yapı opus caementicum tekniğinde inşa edilmiştir. İlk kattaki beş büyük niş; üzerinde ikinci katta herhangi bir örtüsü olmayan üç büyük oda vardır. Bunların üzerinde beşik tonozla örtülü bazı odalar yer alır. Kemer vasıtasıyla gelen su; batı taraftaki ilk odayı doldurduktan sonra bir kanal ile diğer odaları da doldurur. İkinci kattaki büyük odalar su deposu olarak kullanılmış omalıdırlar. Bugün "Bakıcak" olarak adlandırılan bu yapının antik dönemde bir nymphaion olduğu düşünülmekte ve kentte ele geçmiş olan Traianus Dönemi'ne ait bir yazıtın bu yapı ile ilgili olduğu; dolayısyla da yapının MS 2. yüzyılın başlarına ait olabileceği öne sürülmektedir. Küçük Asya ve Doğu Roma Eyaletleri'ndeki hiçbir kentte benzeri olmayan bu yapıda batılı mimar ve işçilerin çalışmış olabileceği de belirtilmektedir. Nymphaionu; Hierokles'in akrabası olan Lykiskos'un yaptırmış olabileceği düşünülmektedir [Spanu 1995:134-135]. Su Kemeri: Kentin kuzeyinde; olasılıkla dağ eteklerindeki pınarlardan beslendiği düşünülen; oldukça tahrip olmuş bir su kemeri bulunmuştur [Bean 2000:42]. Tapınak/Kutsal Alan: Zeus Khrysareos Tapınağı: Ören Köyü'nün dışında yer alan Bakıcak adlı tepenin üzerindedir. Tapınağın üstünde durduğu platform ve çevresindeki teras duvarından günümüze neredeyse hiç bir kalıntı ulaşamamıştır. Bu yüzden tapınağın planı ve düzeni hakkında bir fikir yürütülememektedir. Ancak tapınağın yakınlarında bulunan bir blok üzerindeki Karia Zeus'unun sembolü olan çifte balta kabartması; bu yapının Zeus Khrysareos'a ait olduğunu düşündürmüştür [Bean 2000:40]. 1932 yılında çevrede bulunan Arkaik kuros başı İzmir Müzesi'nde korunmaktadır. Kurşunlu Yapı: Kentten yaklaşık 402.3 m doğuda; dağların eteklerinde yer alır. Yerel halk arasında "Kurşunlu Yapı" olarak bilinen çok hasarlı tapınak bir platformun üzerinde inşa edilmiştir. Korinth düzenindedir [Bean 2000:41]. Ele geçen iki sütun başlığı Iustinianus Dönemi'ndendir [Ruggieri 2000:383]. Ruggieri tarafından büyük bir kamu binası olarak tanımlanan yapının mimarisi; Klasik Dönem taş işçiliğine işaret eder [Ruggieri 1999:227]. Tapınağın destek duvarlarında etrafı çelenklerle süslü yuvarlak kalkan kabartmaları bulunmaktadır. İçlerindeki yazıtlardan birinde tapınağın inşasına Marcus Aurelius Chrysantas adlı bir rahibin de yardımda bulunduğu yazılıdır [Bean 2000:41]. Nekropolis/Mezar: Kentin güneyindeki alanda; limana giden antik yol üzerindedir. Lahitlerin çoğu konglomera taşından yapılmıştır. Bazılarının tabulasında yazıt yer alır. Ayrıca anıtsal mezarlar da vardır. Kentin doğusunda; bugün Kurşunlu Yapı denilen kutsal alana doğru giden yol üzerinde ve Turkakbaşı Tepe'de iki tane mezarlık alanı daha vardır. Bunların dışında kent surunun kuzeyinde iki tane mezar yer alır [Spanu 1995:137]. Kent kapılarına ulaşan yollarda da mezarlar bulunmaktadır [Bean 2000:39]. İşlevi Belirlenemeyen Yapı: Zeus Khrysareos'a ait olduğu düşünülen tapınağın üstünde durduğu platform ile platformun butısındaki teras duvarı arasındaki alanda çapraz duvarlarla bölünmüş odalar; bu odaların aşağısında da başka bir teras duvarı vardır. Bu alanın da iki tane çapraz duvar ile bölündüğü görülmektedir. Aşağıdaki teras duvarının dış yüzünde altı adet geniş niş; üstteki teras duvarında ise su olukları bulunmaktadır. Bu yapı kompleksinin ne amaçla yapıldığı anlaşılamamıştır [Bean 2000:40]. Diğer bir yapı da Akyapı olarak adlandırılmıştır. Roma Dönemi'ne ait olan bu yapı; Bizans Dönemi'nde işlevi henüz anlaşılamamış bir komplekse dönüştürülmüştür [Ruggieri 1999:226]. Nişli binanın çevresinde lahit ve mezarlar olduğu için bu yapının; gömü ile ilgili olabileceği düşünülmektedir. Etrafta sütunlar; başlıklar ve yazıt blokları dağınık bir halde durmaktadır. Ele geçen bezemeli bir mermer parçası Bizans Dönemi'ne işaret etmektedir. Yapının Geç Roma Dönemi'ne ait olup olmadığını anlamak için kazı yapılması gerekmektedir [Ruggieri 2000:383-384]. Diğer: Antik kentin içinde su depoları; küçük kiliseler; konutlara ait duvarlar da bulunmaktadır. Bu kalıntıların Roma İmparatorluk ve Bizans Dönemi'ne tarihlendiği düşünülmektedir. Ancak kent içindeki konumları dikkate alınırsa; daha eski bir kent planlamacılığına; belki de Hellenistik Dönem'e; işaret ederler [Spanu 1995:137]. Atlet heykeline ait bir torso Bodrum Müzesi'nde muhafaza edilmektedir. İnce grenli beyaz mermerden yapılmış olan heykel işçilik açısından Miletos ve Delos torsolarının yanısıra MÖ 6. yüzyıl Korinth ve Lakonia kaplarındaki figürlere benzetilmekte ve sonuç olarak eser MÖ 6. yüzyılın ikinci yarısına; olasılıkla MÖ 550-530'a tarihlendirilmektedir [Gürman 1974a:49-51].
Yorum ve tarihleme:


Liste'ye