©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Gre Dimse

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Gre Dimse
Türü:
Höyük
Rakım:
500 m
Bölge:
Güneydoğu Anadolu
İl:
Diyarbakır
İlçe:
Bismil
Köy:
Köprü
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:
Yeni Assur İmparatorluk Dönemi Post Assur Dönemi Erken Demir Çağı Geç Yeni Assur Dönemi

     


Yeri: Diyarbakır İli; Bismil İlçesi'nin doğusunda; Yukarısalat'ın doğu-güneydoğusundaki Köprü Köy'ün yaklaşık 1.2 km kuzeyindedir.
Konumu ve Çevresel Özellikleri:
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: 1998'de yürütülmüş olan kısa bir yüzey araştırmasının ardından, 1999 yılında N. Karg başkanlığında, ODTÜ-TAÇDAM'ın desteğiyle sürdürülen "Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi" kapsamında kazı çalışmaları başlatılmıştır [Karg 2001:643]. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış tescilli arkeolojik sit alanları listesinde yer almaktadır.
Tabakalanma: 1999 yılı sezonunda ele geçen seramiklere göre tespit edilen dönemler şu şekildedir: - İslam Dönem-Ortaçağ - Klasik Dönem (Hellenistik-Roma): MÖ. 330'dan sonra - Geç Assur Dönemi: Büyük ihtimalle MÖ 612 yılı ile Post-Assur Dönemi (MÖ 7. yüzyıl, kimi zaman daha da geç) arasında hiçbir müdahale ve katmansal kesilmeye uğramadan devam etmiştir ("Post Assur" terimi, Wilkinson-Tucker tarafından önerilerek MÖ 612'de Nineve'nin düşüşüyle başlayan, MÖ 330'da Hellenistik İmparatorluk'un oluşmasıyla sona eren dönemdir. Medler ve Akhamenid dönemlerini de içerir) - Yeni Assur İmparatorluk Dönemi: Yaklaşık MÖ 9. ve 8. yüzyıllar (Orta Demir Çağı) - Erken Yeni Assur Dönemi: MÖ geç 2. binyıl (MÖ 12. ve 10. yüzyıllar) - Mitanni/Orta Assur Dönemi [Karg 2001: 653-654].
Buluntular: Mimari: Batı-kuzeybatı doğu-güneydoğu doğrultusunda, alanın ortasından doğu kenarına doğru uzanan ancak kenara gelmeden sona eren ve açıkça bir duvar olduğu görülebilen mimari öğe, bir yapının temelllerini işaret etmektedir. Alanın ortasında, duvarın bitiş noktasında duvara kabaca dik uzanan, kerpiç tuğla yapılar dikkat çekmektedir. Çanak Çömlek: Höyük üzerinde açılan D00/K20 açmasında ele geçen çanak çömlekler, her bakımdan çok karışıktır. Seramik çeşitleri, çok sayıda bulunan tartışmasız Yeni Assur karakterine sahip MÖ erken 1. binyıla ait olanları, Hellenistik ve Geç Roma'ya ait olanları ve Erken Ortaçağ'a tarihlendirilmiş olanları kapsamaktadır [Karg 2001:645]. Höyükte ele geçen Geç (Post) Assur Dönemi'ne ilişkin seramikler, Nineve'nin MÖ 612'deki düşüşü sonrasına tarihlendirilebilen Assur yerleşmelerindeki örneklerle eşleştirilerek Geç Assur örnekleri olarak sınıflandırılmışlardır. Geç Assur çanak çömlek tiplerinin birçoğunun, MÖ 2. binyıla uzanan uzun bir geleneğe sahip olması ve Post-Assur dönemlerine doğru ancak ufak bazı değişimler geçirerek gelmesi nedeniyle kesin bir tarihte karar kılmak oldukça zordur. Eldeki çanak çömlekle bağlantılı, kesin tarihli küçük buluntular olmadıkça, parçaların birçoğuyla ilgili ifadelerin değişebilir olduğu hatırlanmalıdır. Benzer bir sorun da gerçek Assur çanak çömleği ile yerel taklitlerin ve Assur çanak çömlek grupları ile genellikle Yeni Assur tarzına benzemeye çalışan öncül yerel repertuvarın (yani, Subria'nın doğrudan Assur kontrolüne geçişi öncesi) ayrımıdır. Yeni Assur İmparatorluk Dönemi (Orta Demir Çağı: MÖ 10/9-8. yüzyıl) çanak çömleklerine bakıldığında ise kazılı alanların gösterdiği gibi bu dönemin, bir başka deyişle MÖ 9-8. yüzyıl tabakalarının daha fazla araştırılmaya ihtiyacı vardır [Karg 2001:655, 657]. Erken Yeni Assur Dönemi (Erken Demir Çağı: MÖ 12-10. yüzyıl) ile ilgili çanak çömlekler ise Norşuntepe ve Korucutepe ile paralellikler göstermektedir [Karg 2001:657]. Mezar: Dikkatle derine inildiğinde daha ayrıntılı bir tanımlama gerektiren bir gömüye rastlanılmıştır. Gömü sırt üstü uzanmış bir erkek iskeletini içermektedir. Gömünün kolları ve ellleri göğsünün üzerinde kıvrılmıştır. Çoğunluğu korunmuş olsa da kemikler oldukça kırılgandır ve çıkarılma esnasında dağılmıştır. İskeletin ayak ucunda büyük olasılıkla bir köpeğe ait olan, bir hayvan iskeleti ortaya çıkmıştır. Savaşçının yanında 70 cm uzunluğunda, iyi korunmuş ancak aynı zamanda oldukça paslanmış bir kılıç bulunmuştur. Parmaklarının birinde bir demir yüzük takılı olan iskeletin yanında altı demir ok ucu da yer almaktadır. Savaşçının başına yakın bir yerde, ağzı yivli bir kaseyle kapatılmış tüm bir çömlek durmaktadır. Kap, dip kısmında bile görülen koyu kırmızımsı-kahverengi boyalı bir desenle bezeli olup MÖ geç 2. binyılda (Erken Demir Çağı) Doğu Anadolu'da sık rastlanan "Boyalı Mal" grubuna dahildir [Karg 2001:649-650]. Kazılarda ele geçen bir başka grup kase de, yivli olup Kuzey Mezopotamya'dan Yeni Assur ve sonrası döneme tarihlenmektedir [Karg 2002:705].
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: 1999 yılına ait çanak çömlekler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda Demir Çağı ile ilişkili olan Yeni Assur Dönemi, büyük ihtimalle MÖ 312 ve Post-Assur dönemleri (MÖ 7. yüzyıl ve kimi zaman daha geç) arasında hiç bir müdahele ve katmansal kesilmeye uğramadan devam etmiştir. "Post Assur" terimi, Wilkinson-Tucker tarafından getirilen; MÖ 612'de Nineveh'in düşüşüyle başlayan ve MÖ 330'da Hellen İmparatorluğu'nun oluşmasıyla sona eren dönemdir. Bu kavram, Medler ve Akhamenid Dönemleri'ni de içerir. Bununla beraber Yeni Assur İmparartorluk Dönemi (MÖ 9. ve 8. yüzyıllar/Orta Demir Çağı), Üçtepe malzemesiyle yapılan karşılaştırmalar sonucunda, Gre Dimse ile Dicle'nin güneyindeki bölge arasındaki bağları belirgin olarak göstermektedir [Karg 2001:669-670]. Subria bölgesine askeri sefer düzenleyen üç adet Geç Orta Assur/Erken Yeni Assur kralı bilinmektedir. Bunlardan en ünlüsü, kraliyet tasviri Lice yakınlarında "Dicle Tüneli" diye anılan yerde olan ve yaptıklarını ayrıntılı yıllıklarla anlatan I.Tiglat Pileser'dir (MÖ 1114-1076). Diğerleri ise Assur-bel-kala (MÖ 1073-1056) ve "Beyaz Diklitaş"ı oyduran ve büyük olasılıkla I.Tiglat Pileser'in torunu olan I. Assurnasirpal'dir (MÖ 1049-1031). Gre Dimse'de gömülü savaşçının, bu krallarla çağdaş olduğunu düşünmek için birçok neden vardır. Büyük ihtimalle Dicle'nin kuzeyindeki bölge ancak, Uppumu'nun Esarhaddon tarafından MÖ 673'de yağmalanmasından sonra, doğrudan Assur kontrolüne girmiştir. Yerel nüfus Assur biçimlerini daha önceden başlayarak taklit ve ithal etmişse de, Yeni Assur çanak çömleğinin bu tarihten sonra üretildiğini varsaymak oldukça inandırıcıdır. Gre Dimse'de bulunan çanak çömlek, beklenildiği üzere, Anadolu ve Assur arasındaki özel coğrafi konumu yansıtmakta, bu da bize, bu iki kültürel, politik ve etnolinguistik oluşum arasındaki çeşitli etkileşimleri incelemek için mükemmel bir fırsat sunmuştur [Karg 2001:660].


Liste'ye