©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Boğazköy / Hattuşa

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Boğazköy / Hattuşa
Türü:
Yamaç Yerleşmesi
Rakım:
990 m
Bölge:
Karadeniz
İl:
Çorum
İlçe:
Boğazkale
Köy:
Merkez
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:
İTÇ III İTÇ II İTÇ I

     


Yeri: Çorum il merkezinin güneybatısında; Sungurlu'nun güneydoğusunda; Boğazkale adlı ilçe merkezinin hemen doğusunda yer alan çok büyük yerleşme yeridir. Boğazköy/Büyükkaya'daki yerleşme de; boğazın diğer yakasında olmasına rağmen; ana yerleşmenin bir parçası olarak değerlendirilmiştir.
Konumu ve Çevresel Özellikleri: MÖ 2. bin yılında Hitit Krallığı'nın başkenti hüviyetiyle büyük bir yerleşmeye sahne olan bu yer; içinden Budaközü Çayı'nın geçtiği; uzun ve geniş bir vadinin güney ucundadır. Bu düzlükte; en büyüğü Büyükkale olan birçok (Yenicekale; Sarıkaya; Nişantepe; Ambarlıkaya; Mihrapkaya gibi) kayalık tepe yer almaktadır. Büyükkaya ise bu tepelerin en kuzeydoğusunda olup Büyükkale'den yaklaşık 750 m uzaktadır. Ana yerleşme ile bu yerleşim yerini Büyükkaya/Budaközü Deresi'nin oluşturduğu derin yar ayırmaktadır. Boğazköy'deki yerleşme yeri; yaklaşık olarak Budaközü Çayı ile Kızlarkayası Çayı arasındaki üçgen alanda uzanmaktadır. Özellikle Büyükkale adlı kayalık yükselti derin yarları ile bir akropol görünümünde; savunması çok kolay olan bir konumdadır. İlk Tunç Çağı'nın son evresinde kurulduğu düşünülen kent; Büyükkale adlı kayalıkla; bu kayalığın kuzeyinde yer alan; kuzeybatıya doğru muntazam olarak alçalan yamacımsı düzlükte; Büyükkaya sırtlarında ve aşağı kenttedir [Bittel 1970:şek.5a]. Bu alan; çok sayıda su kaynağı ve çevresinde ekim yapılacak verimli topraklar sayesinde yerleşmeye çok müsaittir. MÖ 3. binyılda; yörenin günümüze göre daha sulak ve bitki örtüsü açısından daha zengin olduğu tahmin edilmektedir. Kentin; İTÇ III. evre ve Koloni Dönemi yerleşmesi doğal olarak üstteki Hitit Dönemi kalıntıları tarafından örtülmüştür. Çevresinde Yerkapı'nın hemen dışında da İTÇ çanak çömlekleri bulunmuştur [Bittel 1970:şek. 4'deki har.].
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: 1834 yılında E. Chantre tarafından keşfedilen yerleşme yeri; birçok gezgin ve araştırmacının ilgisini çekmiştir. 1907 yılında O. Puchstein; 1906; 1911-12 yıllarında H. Winckler ile Makridi Bey; 1931 yılından itibaren de; 2. Dünya Savaşı yılları dışında K. Bittel tarafından kazılmıştır. Bittel'in ardından, 1964-1993 yılları arasında P. Neve daha sonra da 1994 yılından 2006 yılına kadar J. Seeher yönetiminde gerçekleştirilmiştir. Kazılar 2007 yılından beri A. Schachner tarafından gerçekleştirilmektedir. J. Seeher yönetimindeki kazı; Hitit yerleşimi dışında kentin Hitit öncesi dönemini açığa çıkaracak şekilde gelişmektedir. Seeher yönetimindeki son kazılarda esas çalışma Büyükkaya'ya yönelmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış tescilli arkeolojik sit alanları listesinde yer almaktadır.
Tabakalanma: Gerek kazıyı yönetenler gerek kazı malzemesi üzerine çalışanlar; kentin MÖ 3. binyıl sonu MÖ 2. bin yıl başı tabakalanmasını üç alanda elde edilen sonuçlara göre sunmaktadırlar. Büyükkale Kuzeybatı yamaçdaki ev civarı Aşağı Kent Dönem Vc-Vf 9-8c 5 İTÇ III-OTÇ I Geçiş Dönemi IVd-Vb 8a-8b 4 Asur Koloni Dönemi Büyükkaya'da ise üstte Hitit Dönemi; onun altında İTÇ bu yerleşimin altında da Kalkolitik Çağ yerleşimi gelmektedir. Büyükkaya'daki SKÇ yerleşimi kayalığın güneyindedir. Büyükkaya'daki üst plato İTÇ I evresinden itibaren yurt yeri olarak kullanılmıştır. Burada yerleşenlere ait yapı vd. kalıntıların 1.4 m kalınlığında bir birikintiyi oluşturduğu belirtilmektedir [Seeher 2000:300].
Buluntular: Mimari: J. Seeher yönetimindeki Büyükkaya kazılarında İTÇ I evresinde yerleşmenin üst platonun hemen her tarafına yayıldığı belirtilmekteyse de önemli bir yapı ya da yapı kalıntılarından söz edilmemektedir. Olasılıkla MÖ 2. bin yerleşimi bu kalıntıları süpürmüştür. İlk Tunç Çağı'ndan Orta Tunç Çağı'na geçiş döneminin en iyi mimari kalıntıları K. Bittel göre Vc yapı katı olarak tanımlanan katta Büyükkale'de ortaya çıkan sekiz odalı bir eve aittir. Büyükkale'nin batı-güneybatı kesiminde; kayalığın eğimine uygun bir şekilde inşa edilen bu yapıda merdivenler; fırın ve ocak kalıntıları görülmektedir [Bittel 1970:şek.6]. Mekanlar oldukça küçüktür. Yapının işlevi tam olarak anlaşılamamıştır. Çanak Çömlek: Boğazköy'ün çanak çömlek endüstrisi olarak; kuzeybatı yamaçda L/18; c-d/9-10 karelerindeki kazıda ele geçen kaplar ve kırık parçalar; ayrıntılı olarak W. Orthmann tarafından incelenmiştir. Yalın malların yanısıra Kapadokya malı olarak tanımlanan boyalı mal örnekleri de mevcuttur. Küçük kaseler; basık çömlekler; gaga ağızlı testiler; akıtacaklı ve kulplu testiler gibi biçimler izlenmektedir [Orthmann 1963b]. Bu evre bulguları Kültepe karumunun IV ve III tabakasında bulunanlara benzemektedir. Büyükkaya'da da kırmızı astarlı parçalar ele geçmiştir. W. Orthmann bu parçaları MÖ 3. binyılın ortasına koymaktadır [Orthmann 1963a:45]. J. Seeher ise buradaki İTÇ I evresi çanak çömlekleri konusunda ayrıntılı bir bilgi vermemekte; yalnız ucu yukarı kıvrık çarık tipli bir libasyon kabının varlığından söz etmektedir. Bu kabın ucu deliktir. Tip olarak MÖ 2. binyıl tiplerine benzemektedir. Kil: J. Seeher'in kazılarında Büyükkaya'da İTÇ evresinde bir idol başı bulunmuştur [Seeher 2000:300; res.3]. Diğer küçük bulgulardan; pabuç biçimli libasyon kabı dışında hiç söz edilmemektedir.
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: Boğazköy ve çevresindeki ilk yerleşim izleri; Kalkolitik Çağ'a kadar uzanmaktadır. Bu çağdan sonra MÖ 3. binyılında da hem Boğazköy'de hem de çevresinde çok sayıda köy ve kasaba kurulmuştur. Boğazköy ise doğal özelliklerinden dolayı çevreyi kontrol edebilecek konuma sahiptir. İTÇ I evresinde Büyükkaya'da var olan yerleşmenin daha çok ana yerleşmede yaşayanların tehlike durumunda daha kolay savunabilecekleri bir yerleri olması ihtiyacından doğmuştur. İTÇ I-II evre yerleşmelerinin de Büyükkale ve çevresinde olguğu düşünülebilir. Şimdilik bu yerleşimlere ait izler bulunmamıştır. Olasılıkla MÖ 3. binyılın sonunda burada kurulan küçük kent çevredeki maden yataklarını da işleten ve ticaretini yöneten Hatti beylerine yurt yeri olmuştur. Boğazköy'ün Hitit öncesi dönemde; MÖ 3. binyılın son çeyreğindeki Hattuş kenti olduğu kesindir. Akad kralı Naramsin'in (MÖ 23. yüzyıl) fetihlerini anlatan yazıtta; Hatti kralı Pampa'nın başkanlığında 17 krallıktan oluşan bir koalisyona yaptığı savaştan bahsedilmektedir. Hatti Krallığı'nın başkenti Hattuş; kral Pampa'da bu kentin kralı mıydı sorusuna cevap vermek şimdilik imkansızdır. MÖ 2. binyılın ilk çeyreğinde; Asur Koloni Dönemi'nde; Aşşur'lular tarafından kurulan bir karumun kentin kuzeybatısındaki varlığı da; bir önceki dönem yerleşmesinin ne derecede güçlü olduğunu bize anlatmaktadır. Koloni döneminde kentin daha büyüdüğü ve MÖ 3. binyıl kenti gibi bir sur ile çevrelendiği saptanmıştır. Kafkaslar'dan gelen Hitit (?) kabilelerinden birinin başkanı olan Kral Anitta'nın MÖ 17. yüzyıl'da Hattuşa kentini bir gece baskını ile alması ve kentin yeniden iskanını lanetlemesi yerleşimin ne derecede önemli olduğunu bir kez daha göstermektedir. Boğazköy'deki Hitit Dönemi yerleşmesi doğal olarak hem MÖ 3. binyıl sonu kentini hem de Koloni Dönemi kent kalıntıları büyük ölçüde tahrip etmiştir. Kazılar da Hitit Dönemi'ne yoğunlaştığı için alt tabakaların kazılması pek düşünülmemiştir. 2011 çalışmaları sırasında en eski Hitit tabakasının Karum Dönemi mimarisinin temellerinin hemen üzerinde kurulduğu tespit edilmiştir [Schachner 2013:296].


Liste'ye