©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Kumartepe

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Kumartepe
Türü:
Düz Yerleşme
Rakım:
415 m
Bölge:
Güneydoğu Anadolu
İl:
Şanlıurfa
İlçe:
Bozova
Köy:
İğdeli
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:
Çanak Çömlekli

     


Yeri: Şanlıurfa il merkezinin kuzeybatısındaki Dutluca Köyü'nün kuzeydoğusunda; Yaylak Bucağı'nın kuzeydoğusunda; İğdeli (Şaşkan) Köyü'nün kuzeyinde bulunmaktadır. Günümüzde Atatürk Baraj Gölü'nün suları altında kalmıştır.
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Atatürk Barajı yapılmadan önce yörede akan Fırat Nehri'nin güney kıyısında; İncesu Vadisi'nin Fırat Vadisi'ne kavuştuğu yerde; İncesu Deresi'nin Fırat Nehri'ne döküldüğü yerin doğusunda; Büyük ve Küçük Şaşkan Höyük'lerin arasındaki alana; Şaşkan Köyü'nün yaşlıları türkçe "iki yer arasındaki yer" anlamında; Arapça Arudha dendiğini söylemişlerdir. 1982 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırması sırasında buradan toplanan buluntuların gerçekten Halaf (İlk Kalkolitik Çağ) Dönemi öncesi Neolitik Çağ'a ait bir yerleşmeye ilişkin olup olmayacakları şüphesi ve burada yapılacak arkeolojik kazının Neolitik Çağ için bir kumar olacağı düşüncesi ile bu alana Kumartepe adı verilmiştir. Eski Fırat Nehri'nin kıyısındaki diğer iki büyük höyüğün arasında kalan yerleşme yerinin; kuzey yarısı tıpkı Büyük ve Küçük Şaşkan Höyükleri gibi Fırat Nehri tarafından kesilerek tahrip edilmiştir. Batı kısmı Küçük Şaşkan Höyük'ün etrafını çevreleyen hendek tarafından kesilmiştir. Doğusu ise çok yayvan küçük bir dere yatağı tarafından sınırlanmaktadır. Hendek ve yatağının; İncesu Deresi'nin çok kısa dönemlerde oluşan eski menderesleri olduğu kabul edilebilir. Kumartepe adı verilen alanda yapılan yüzey toplaması sonucunda; buranın yaklaşık 350 x 200 m boyutlarında 4.8 hektarlık bir alanı kapsayan; kültür dolgusunun kalınlığı 2.5 m geçmeyen düz (?) bir yerleşme yeri olduğu saptanmıştır. Bu açıdan bu adsız yere bir isim konurken; tepe adının verilmesi yanlıştır.
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: 1982 yılında Kurban Höyük kazıları sırasında; yakın çevrede planlanan arkeolojik ve jeomorfolojik yüzey araştırmaları çerçevesinde T.J. Wilkinson tarafından tespit edilen ve bu araştırma ile Neolitik Çağ'a tarihlenebilecek çanak çömlek parçalarının bulunması ile önemli ve ilginç bir yer olma hüviyeti kazanan Kumartepe'de kazı; 1983 yılında Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü; Chicago Doğu Bilimleri Enstitüsü ve Şanlıurfa Müzesi'nin ortak projesi ile Hayaz Höyük kazısı ekibi tarafından J. Roodenberg yönetiminde; S. Bedri-Baykan'ın katılımıyla yapılmıştır. Bu kazıda; yerleşme yerinin çeşitli yerlerinde; Fırat Nehri kıyısındaki kesit/yamaç açması da dahil olmak üzere yedi adet sondaj niteliğini geçmeyen küçük açma açılmıştır.
Tabakalanma: Fırat Nehri yamacında; Fırat'ın yol açtığı kesitte; 20 m uzunluğunda bir kesit kazısı yapılarak yerleşme yerinin tabakalanması ortaya çıkarılmak istenmiştir. Bu kesitte kültür dolgusunun kalınlığının yaklaşık 2.5-3 m olduğu saptanmıştır. Bu dolguda kabaca iki evrenin olduğu söylenebilir. Üstteki evre: Tüm açmalarda üstteki 1-1.5 m kalınlığındaki dolgu toprağında az sayıda çakmaktaşı bulgular ile karışık; gene az sayıda çanak çömlek parçasının dağınık bir şekilde bulunduğu görülmüştür. Bu tabakanın en üst kısmında 50-80 cm kalınlığında içinde Neolitik Çağ sonrası üretilmiş birkaç çanak çömlek ve çakmaktaşı parçalar olan killi/kumlu toprak; bunun altında ise gri kumlu bir toprak ile karşılaşılmıştır. Bulgular karışıktır. Alttaki evre: Altta yer alan ve yüzeyden 1.5 m derinde başlayan kumlu topraklı tabaka (?) ise yerleşme kalıntıları vermiştir. Çeşitli açmalarda ana toprağa kadar inilerek yerleşme dolgusunun tüm alanda fazla kalın olmadığı saptanabilmiştir.
Buluntular: Mimari: Üstteki evrede mimari kalıntılar bulunamamıştır. Alttaki evrede ise Kumartepe'de Son Neolitik Çağ'da yaşayan insanların barınakları konusunda ancak bir fikir verebilecek kalıntılarla karşılaşılmıştır. Fırat Nehri kesitindeki S açmasında çaytaşlarının dizilmesiyle yapılmış tabanların üzerinde in situ olarak bol bulgu ele geçmiştir. Buradaki çaytaşlarının bazılarının tabana yerleştirme amacıyla kırılmış olması bu tabanların doğal yapılmadığını insan elinden çıkmış olduğunu göstermektedir. Bir başka açmada kireç taşından bir temel duvarına ait bir köşe ve dağınık çaytaşları ile bir başka açmada kerpiç döküntüleri ve sıvalı taban kalıntılarının gün ışığına çıkartılması burada bir yerleşmenin var olduğunu göstermektedir. E açmasında bir ocak kalıntısı ve toprak döşeli taban bulunmuştur. Yerleşme düzeninin tam anlaşılamamış olması; olasılıkla açmaların boyutlarının küçük oluşu; tüm plan veren bir yapıya rastlanmamış olması ya da konutların birbirlerinden uzak biçimde yerleştirilmiş olması gibi sebeplerle açıklanabilir. Çanak Çömlek: Neolitik Çağ'a tarihlenen çanak çömlek parçalarının analizi sonucunda iki mal grubunun hakim olduğu anlaşılmıştır. Biri el yapımı; saman ya da kaba mineral katkılı; devetüyü yüzey renkli kaba mal; diğeri ise mineral katkılı iyi pişirilmiş gene el yapımı; yüzeyi gri-devetüyü renginde olan ince maldır. Her iki grupta da açkılı olanlar mevcuttur. Açkı ince yapımlarda daha fazladır. Her iki ana grup dışında kırmızı astarlı; kum katkılı mal ile yalın açkısız; çok ince hamurlu maldan az sayıda çanak çömlek parçası da vardır. Devetüyü renginde astar üzerine kırmızı dikey çizgilerden oluşan boya bezemeli parçalar az sayıda da olsa mevcuttur. Yaklaşık olarak tüm mal gruplarında aynı biçimler kullanılmıştır. İp delikli çıkıntılı ağızlı; yatay ve dikey kulplu çömlekler; dışa dönük ağızlı kaseler; tabaklar gibi biçimler görülmektedir. Yontma Taş: Bu endüstride genelde hammadde olarak çakmaktaşı kullanılmıştır. Obsidiyen tüm yontma taş nesnelerde yaklaşık %2 oranı gibi çok az bir orandadır. Endüstrinin %15'ini aletler; geri kalanını ise artıklar teşkil etmektedir. Yonga ve dilgiler eşit miktardadır. Sırtları yassı düzeltili Neolitik Çağ tipinde ok veya kargı uçları; kalemler; yonga kazıyıcılar; az miktarda orak-dilgiler; deliciler; genişleticiler en çok görülen alet tiplerindendir [Grace 1990-90:145-155]. Prizma veya piramit biçimli çok küçük boyutlu çekirdekler de vardır [Roodenberg 1985:4]. Çaytaşlarının özellikle dilgilerin yapılmasında kullanıldığı anlaşılmıştır. Fırat Nehri kıyısındaki kesit açması ile A açmasında olasılıkla boncuk yapımı ile ilgili binlerce minik delici; Kumartepe'nin ilginç bir buluntu topluluğunu oluşturmaktadır [Roodenberg 1989:97]. Burada yaşayan Neolitik Çağ toplulukları çakmaktaşı aletlerinde hammadde olarak Fırat Nehri boyunca bulunan minik kaba grenli şekilsiz çakmaktaşı çekirdekleri kullanmışlardır. Sürtme Taş: Değişik açmalarda az sayıda taş kap parçası bulunmuştur. Bunlar kalın cidarlı olup kireçtaşından yapılmış basit biçimli kaselerdir. Öğütme taşları; yassı baltalar gerçekten burada kısa da olsa mevsimlik olmayan bir yerleşmenin var olduğunu göstermektedir. Kumartepe'de yaşayanların dinsel düşüncelerini gösteren az sayıdaki buluntudan biri alttaki çaytaşı döşemede ele geçen; kireçtaşından yapılmış 5.5 cm boyutlarında çok küçük bir insan yontusudur. Kemik/Boynuz: Bu buluntu grubu konusunda fazla bir bilgi verilmemekte; yalnız kemik aletlerin var olduğu söylenmektedir.
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: Kumartepe Kazısı başkanı Roodenberg yerleşme yerinde; üstte mimari kalıntı olmayan tabakayı; daha çok Büyük ve Küçük Şaşkan höyüklerindeki yerleşmelerle ilgili görmektedir. Altta yer alan ve ana toprağa kadar devam eden tabakanın ise; çanak çömlek mal ve biçim benzerlikleri ile Amik Ovası A ve B evreleri; Turlu; Mersin Yumuktepe'nin Neolitik Çağ tabakalarıyla çağdaş olduğu düşüncesindedir. Kumartepe'nin Fırat kıyısındaki kesit açmasında; alttaki taş döşemeden alınan karbon örneği düzeltilmemiş olarak GÖ 7.930±80 tarihini vermiştir. Tüm bu verilere dayanarak; Kumartepe'nin alt evresi; yaklaşık olarak M.Ö. 6. bin yılın ikinci yarısına konabilir.


Liste'ye