©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Koçumbeli

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Koçumbeli
Türü:
Yamaç Yerleşmesi
Rakım:
1100 m
Bölge:
İç Anadolu
İl:
Ankara
İlçe:
Merkez
Köy:
Yalıncak
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:

     


Yeri: Ankara il merkezinin güneybatısında; Yalıncak Köyü'nün 1.5 km kadar güneyindedir. Yerleşme yeri günümüzde Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin arazisi içinde; Yalıncak Köyü ile Ahlatlıbel yerleşmesi arasında kalmaktadır. Ahlatlıbel'in yaklaşık 2 km uzağındadır.
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Dağlık bir arazinin fazla dik olmayan bir meyil yaptığı yerde kurulmuştur. Bu yerin güney kısmında Ahlatlıbel yerleşmesinin yer aldığı kayalıklar vardır. Batısında ise küçük bir vadi uzanmaktadır. Kuzey kısmı ise açık olup Ankara yöresine bakmaktadır. Günümüzde güneyinde ve batısında yer alan çeşmelerin varlığından su açısından zengin bir bölgede olduğunu anlıyoruz.
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: 1964 ve 1965 yıllarında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin mali desteği ile B. Tezcan yönetiminde kazılmıştır. 1966 yılında S. Buluç küçük bir sondajla kazıya devam etmiştir. Kazı; yerleşme yerinin kot olarak daha alçak olan vadiye yakın doğu kısmında yapılmıştır. 2006 yılında ODTÜ kampüs alanında yüzey araştırması çalışması başlatılmıştır [Bertram-İlegzi 2009:241].
Tabakalanma: Yerleşme yerinde üç tabaka bulunmuştur.
Buluntular: Mimari: Koçumbeli'nin yerleşme dokusu ile bilgiler; 1964 yılı kazısından elde edilen sonuçlara dayanmaktadır. Bu kazıda I. tabakaya ait muntazam plan veremeyen üç yapı yer ortaya çıkarılmıştır. Genelde kuzey-güney istikametinde taş duvarlı; dörtgen planlı mekanlardan oluşan bu yapılara ait tabanlar saptanamamıştır. Taş duvarlar yaklaşık 50-60 cm yüksekliğindedir. Üst kısmının belki kerpiçten devam ettiği ileri sürülebilir. Alttaki kalın taş duvarları; iri yassı taşlardan yapılmıştır. Malzeme olarak mermere (?) benzeyen yerli bir taş kullanılmıştır. Alttaki ikinci tabakada da aynı özellikleri taşıyan mimari ile karşılaşılmıştır. Üstteki yapıların büyük ölçüde tahrip ettiği bu tabakada; duvar parçaları ve bir ocak kalıntısı gün ışığına çıkarılmıştır. Yerleşme yerinin üst kısımlarında bir başka yapı katına ait kalıntıların var olabileceği de iddia edilmektedir. 2008 yılında ODTÜ Yüzey Araştırması kapsamında G. İlgezdi-Bertram ve K.K. Bertram tarafından incelenmiş, eski kazı alanındaki mimari öğelerin belgelenmesi yapılmıştır. Dar bir plato üzerinde yer alan yerleşmede mimari kalıntılar 45x40 m'lik bir düzlem üzerindedir. Koçumbeli, güney, doğu ve kuzey yönünde bir çevre duvarıyla sınırlandırılmıştır. Güney ve doğudaki çevre duvarı yer yer 1.8 m yüksekliketdir. Duvarın doğu bölümünde saptanan boşluk muhtemelen bir girişe ait olmalıdır. Yerleşmenin iç kısmında tespit edilen yapı kalıntılarından yapı malzemesinin çevrede bulunan kireç taşı olduğu anlaşılmaktadır [Bertram-Bertram 2010:386-387]. Bölgede yapılan uzun süreli temizlik çalışmalarının ardından 2009 yılında yerleşmenin mimari planı tamamlanabilmiştir. Burada elde edilen mimari plan, Koçumbeli'nin 45x40 m boyutlarında oldukça küçük bir yerleşme olduğunu göstermiştir. Buluntu yeri kuzey, güney ve doğu yönlerinden olmak üzere üç yandan çevre duvarı ile ile çevrelenmiştir. Olasılıkla çevre duvarının doğu kısmında bir giriş bulunmaktadır. Batı bölümde yamaç oldukça diktir. Burada hemen hemen kuzey-güney yönünde uzanmış 7.5x4.5 m boyutlarında küçük bir yapı görülmektedir. Çevre duvarının iç kısmında sadece birkaç tane kısa duvar kalıntıları gözlemlenmiştir [Bertram-Bertram 2012:52]. Çanak Çömlek: Tümü el yapımı; astarlı ve açkılı mallara ait parçalar ve tüm kaplar ortaya çıkarılmıştır. Tüm tabakalardaki mal örneklerinin birbirine benzer olduğu; yapı katlarına göre bir farklılığın olmadığı söylenmektedir. Kaba hamurlu olanlara kum ve saman katkı; ince hamurlu olanlara ise yalnız kum katkı katılmıştır. Yüzey rengi olarak siyah; kahverengi; kırmızı ve devetüyü renkler izlenmektedir. Astar bazılarında kalındır. Hemen hemen hepsi açkılıdır. Siyah renkte olan bazı kaplarda oyuk bezeme farkedilmektedir. Biçimlerde; çok çeşitlilik izlenmektedir. Kulpsuz; kulplu küçük fincanlar [Tezcan 1966:lev.VII; XXII]; büyük fincanlar [Tezcan 1966:lev.VIII; XXV]; kulpsuz çanaklar; vazo; emzikli gaga ağızlı testiler [Tezcan 1966:lev.XXVIII] ve kapaklar vardır. Ankara yöresinin İlk Tunç Çağı'na has bir biçim olarak tanıtılan halka kulplu fincanların çok güzel örnekleri bulunmuştur. Kil: Bu hammadde grubunun en ilginç nesneleri; pişmiş topraktan yapılmış stilize biçimli idollerdir [Tezcan 1966:lev.XX; XXXII; XXXIII]. İnce belli; geniş gövdeli ve başlı şekillendirilmiş bu kadın tanrıça figürinlerinde gözler ikişer oyukla canlandırılmıştır. Yassı tipte idollerdendir. Vücutlarda belki kuşak belki de giysi betimlemesi amacıyla yapılmış oyuk şekilller yer almaktadır. Bunların yapımında arıtılmış kil kullanılmıştır. Göğüsleri belirtilmeyenlerin belki erkek figürleri olabilecekleri de işaretlenmektedir. Koyun; inek figürleri toplumun dinsel düşüncelerini tamamlamaktadır. Bunların çok farklı tipleri mevcut olup bazıları bezemelidir. Minik gaga ağızlı testi şeklinde bir çocuk oyuncağı yerleşmenin ilginç bulguları arasındadır. Bu nesne sallandığında içindeki taşlar ses çıkartmaktadır. Çok sayıda ağırşak; yün iplik eğirmenin ve yoğun bir dokumacılığın var olduğunu anlatmaktadır. Çok az sayıdaki mühürler; mühürcülük sanatındaki görselliği aksettirmektedir. Bunların damga yüzleri oyuk şekilde yapılmış geometrik motifle kaplıdır. Çağın özelliklerini veren tiptedirler. Sürtme Taş: Az sayıda taş ağırşak bulunmuştur. Bunlar pişmiş topraktan olanlardan özellikle biçim ve bezekleri açısından farklı değildir. Taştan asa başları bulunmaktadır. Kemik: Geyik boynuzundan deliciler; çekiç; çeşitli hayvan kemiklerinden bızlar bu endüstrinin örneklerini teşkil etmektedir. Maden: Bakır/tunçtan birkaç önemsiz küçük nesne bulunmuştur. İnsan kalıntıları ve Mezarlar: Yerleşme bulguları ile beraber karışık bir şekilde bulunan tek bir sanduka/sandık mezarın; olasılıkla İTÇ IIb-IIIa evresi ile ilişkili olabileceği tahmin edilmektedir. Mezar çukurunun kenarları levha taşlarla kaplıdır. Ölü; başı doğuya gelecek şekilde sağ tarafına büzülmüş pozisyonda yatırılmıştır. Mezarda; gömüt armağanı olarak ucu kıvrık bir mızrak ucu ile iki kulak tıkacı yer almaktadır. Kulak tıkaçlarının Karayavşan'da bulunanlara benzediği ileri sürülmektedir [Yakar 1985a:196]. Tıkaçlar ölünün başının yanında ele geçmiştir. Belirgin bir özellikleri yoktur.
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: Koçumbeli; Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin gayretleri ile kazılan ve buluntuları şu anda aynı üniversitenin müzesinde teşhir edilen; bir buluntu yeridir. Ahlatlıbel'e nazaran daha basit ve fakir bir İTÇ yerleşmesidir. Mimari kalıntıları nedense çok bozuk bir şekilde ele geçmiştir. B. Tezcan; Koçumbeli bulgularını Ahlatlıbel; Karaoğlan; Etiyokuşu ve Polatlı Höyüğü'nde ele geçen kültürün bir parçası olarak tanımlamaktadır. Çizi-oyuk bezemeli parçalar; Ahlatlıbel mallarından az farklıdır.14C tarihlerini olmayışına rağmen MÖ 3. bin yılın ikinci yarısına tarihlendiği yukarda adı geçen diğer yerleşmelerle olan ilişkisine dayanarak ileri sürülebilir. Yerleşiklerin esas mezarlığı yakın çevrede aranmalıdır.


Liste'ye