©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Anıtkabir Tümülüsü 1

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Anıtkabir Tümülüsü 1
Türü:
Tümülüs
Rakım:
m
Bölge:
İç Anadolu
İl:
Ankara
İlçe:
Merkez
Köy:
Anıttepe
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:

     


Yeri: Ankara'nın batısında ve bugün Anıtkabir'in kurulduğu alanda yani Ankaralılar'ın eskiden Beştepeler adını verdiği yerde, Anıt'ın batıya uzanan kolunun üzerinde yer alıyordu.
Konumu ve Çevresel Özellikleri:
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: İlk kez 1910 yılında R.C. Thompson tarafından saptanmıştır. Yayınladığı krokide "3 no'lu" olarak işaretlenen tümülüs, 1 no'lu Tümülüs'dür. Anıtkabir'in inşa edileceği alanda geniş ölçüde toprak düzeltilmesi yapılırken, buradaki tümülüsün de kaldırılması gerekmiştir. N. Fıratlı başkanlığındaki bir ekip, 1945 yılında kazıya başlanmıştır.
Tabakalanma:
Buluntular: Mimari: Tümülüs 8.5 m yüksekliğinde ve 50 m çapındaydı. Ana toprak içine, ölçüleri; 6x5x2 m olan bir çukurun içine ahşap mezar odası yerleştirilmiş, çukurun içi taşlarla doldurulmuştur. Dikdörtgene yakın olan bu çukur, uzun kenarları doğu-batı, kısa kenarları kuzey-güney yönlü olmak üzere açılmıştır. Çukura kenarlarından 60-100 cm kadar boşluk bırakılarak, tabanı ve kenarları kalın ardıç kalaslarından yapılmış 3.5x2.5 m boyunda bir tekne (üstü açık sanduka) yerleştirilmiştir. Ahşap tabanın altında yeşil renkli bir kum tabakası, onun da altında çakıllı toprak tabakası bulunmaktadır. Bunlar çukur dibinin suni olarak hazırlandığı ve teknenin düz bir tabana konulduğunu gösterir. Mezar odasının tabanı da ince tahtalarla döşenmiştir. Odanın (teknenin) kuzeydoğu köşesinde çapı 80 cm olan kütükten yapılmış ve iyi yontulmuş bir bank bulunmuştur. Bankın üst yüzü düz ve dar olmasına rağmen mezarın içine bakan yüzü yukarıdan aşağıya doğru genişlemiş ve eğik bir yüzle, üst kısmı ortasında hafif bir çukurluk meydana getirmiştir. Taban tahtalarının özellikle bankın ve kapların altında kalan kısımları güzel korunmuştur. Odanın bank ve yan kalasları sağlam, in situ durumda ele geçirilmiş olmasına rağmen çürüyen taban tahtaları güçlükle görülebilmiştir. Kenar kalasları yaklaşık 20 cm kalınlığında, 1 m yüksekliğinde ve yekparedir. Oda kenarının çatkıları birbirine kertme olarak ve itinalı bir şekilde geçirilmiştir. Ayrıca mezarda yer yer dağınık durumda görülen şekilsiz demir parçaları, tekne tahtalarının birbirine bağlanmasında kullanılmıştır. Ölü, yakıldıktan ve külleri toprak kaplara konulduktan sonra gömülmüştür. Mezar hediyeleri konulduktan sonra tümülüs dolgusu oluşturulmuştur. Tümülüsün üstünde çapı 5 m'den fazla olan bir düzlük vardır. Eskiden sivri olan tepenin zamanla aşındığı, özellikle batı-kuzey yönlerinde fazlaca yayıldığı görülmüştür. Tümülüsün yığma toprağının yakın çevreden getirilen toprakla oluşturulduğu kesitinde görülen çeşitli renklerdeki tabakalardan anlaşılmıştır. Yığma toprağın içinde, mezar içinde bulunan çömlek parçalarına benzeyen kalıntılar ve madeni parçalar ile bir fibula ve ağaçtan bir eşyanın iyi şekillendirilmiş ayak kısmı ele geçirilmiştir. Tunç fibula, iyi bilinen boğumlu ve yarım daire biçimli Frig çengelli iğnelerinin eşidir. Tümülüsün en yüksek kısmını, altına rastlayan ana toprak üzerinde çapı 6-8 m olan temiz dere taşlarından yapılmış bir çakıl yığıntısı saptanmıştır. İrili ufaklı ve ortalama yumruk büyüklüğünde olan bu çakılların, içine ölü külü ve hediyelerinin konduğu çukuru tamamen doldurduğu anlaşılmıştır. Bu taş yığını soygunculara karşı mezarın emniyetini arttırmak amacıyla yapılmış olmalıdır. Kayseri ve Kommagene Bölgesi'nde görülen ve tamamı taştan yapılan tümülüslerin, topraktan yapılmış olanlarına göre daha güç açıldığı ve soyulmasının da çok güç olduğu bilinmektedir. Frig tümülüslerinde görülen yığma taş tabakası da bunun küçük ölçüdeki bir örneğidir. Mezar odasının içine kül kapları ve ölü hediyeleri konulduktan sonra hem teknenin içi hem de çukurun boş kalan dört tarafı irili-ufaklı ama çoğu yumruk büyüklüğündeki temiz dere çakıllarıyla doldurulmuştur. Mezara bırakılan eşyaların çakıllar arasında ezilmediğine ve alt tabakalara doğru toprağın arttığına bakılarak önce mezar teknesinin az miktarda toprakla örtüldüğü veya zamanla üstteki toprağın çakıllar arasından sızarak bu durumu meydana getirdiği düşünülmektedir. Çanak Çömlek: Mezar odasındaki bankın batı yönünde ve teknenin kuzey kenarı boyunca yerleştirilmiş toprak kaplar bulunmuştur. Dağılmış ve çürümüş durumda bulunan çömleklerin 8 adet oldukları saptanmıştır. Kapların en az 3 tanesinde kül vardır. İçinde en çok külün olduğu kaptaki küller, dağılmış durumda duran kap parçaları arasından toplanan küllerin miktarından daha fazladır. Küllü ve külsüz kapların biçimleri hemen hemen aynıdır. Dipleri düz ve küçük, karınları küreye yakın genişlikte, ağızları ise içine el girebilecek açıklıktadır. Soluk kırmızı ve koyu gri astarlıdırlar. Ayrıca mezar içine dağılmış durumda bulunan bu kapların arasında yangın geçirmiş insan kemiklerinin ufak parçalarına rastlanılmıştır. T. Özgüç esas kabın yanında bulunan kapların ölüyle birlikte yakılan kurban küllerine ait olduğunu ya da ortalama yükseklikleri 24 cm genişlikleri 23 cm ve ağız çapları 14 cm olan bu kapların, bir insanın külünü alamayacağından bunların kaplara bölüştürülmüş olabileceğini düşünmektedir. Odanın güney kenarında ortası göbekli omphaloslu, kenarları bombeli ve yaldızlı iki kase bir arada bulunmuştur. Ayrıca teknenin kuzey kenarı boyunca çeşitli kaplara ait, üzerleri kabartmalı, düğmeli veya dilimli olan boyun parçalarıyla, kırık emzik ve kulp kalıntıları, halka dip örnekleri bulunmuştur. Maden: Mezar odasındaki bankın önünde demirden bir üç ayak bulunmuştur. Ayaklarının tabana direk bastığı üzerine yapışık çürük tahta izlerinden anlaşılmıştır. Tripotun yanında biçimleri kesin olarak sapatanamayan tunçtan kap parçaları bulunmuştur. Bunlar tripotun üzerine konmuş bir kaba ait olmalıdır. Mezar odasının doğu ve güney kenarlarının birleştiği köşede üzeri çok ince süslerle süslenmiş tunç kemer ve tokası ya da omuz bandı bulunmuştur. Şerit halinde ince ve çok esnek olan bu tunç kemer tokanın, kenarındaki küçük delikleri vasıtasıyla bir kumaşa dikildiği tespit edilmiştir. Kumaş parçaları dikildiği yerde kalmıştır. Odanın kuzeybatı köşesine doğru tunçtan, çürümüş diğer kap parçalarına da rastlanılmıştır. Ancak asıl madeni eserler mezarın güneybatı köşesiyle güney kenarı boyunca sıralanmıştır. En köşede 7 tane olduğu zannedilen tunçtan, dilimli mızrak uçları topluca yan yana bulunmuştur. Bunların içindeki ağaç izleri, uçların ağaçtan saplara geçirildiğini gösterir.
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: Boyalı çanak çömleği olmamakla birlikte, tek renklileri ve her türlü tunç eşyasıyla Gordion'daki 3 No'lu mezardan daha fakir olmayan Anıtkabir alanındaki 1 No'lu tümülüs de MÖ 7. yüzyıl başına, Kimmer akınlarından önceye tarihlendirilmektedir.


Liste'ye