©Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi


Van Kalesi

Çizimler için tıklayın...

maps

Fotoğraflar için tıklayın...

Van Kalesi
Türü:
Kale
Rakım:
m
Bölge:
Doğu Anadolu
İl:
Van
İlçe:
Merkez
Köy:
Merkez
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:
Orta Demir Çağı

     


Yeri: Van İl merkezinde bulunan Urartu Krallığı'nın başkenti "Tuşpa" Van Kalesi adıyla bilinir.
Konumu ve Çevresel Özellikleri: Van Ovası'nın ortasında yükselen yalçın Van kayalığının üzerindedir. Eosen kalker kayalık, doğu-batı doğrultusunda takriben 1.5 km uzunluğundadır. Kuzey-güney genişliği 70-80 m, yüksekliği de 100 m'dir.
Tarihçe:
Araştırma ve Kazı: Van'daki ilk araştırmalar F.E. Schulz tarafından 1827 yılında başlatılmıştır. 1839'da Fransız arkeolog C. Texier Van şehrinin ve kalesinin gravürlerini çizer. 1846'da X. Hommaire, 1849'da H. Layard ve asistanı H. Rassam Van'da incelemelerde bulunur. 1876'da F. Burnaby, 1877'de H. Rassam ve 1879'da H.F. Tozer, 1881'de E. Chantre, 1888'de P. Müler-Simonis, 1891'de K.E.W. Belck bölgede araştırmalar yapar. Belck'in araştırmalarına C.F. Lehmann-Haupt'da katılacaktır. Kaledeki ilk kazı 1936'da İ.A. Orbeli tarafından yapılmıştır. 1937-40 yılları arasında araştırmalarda bulunmak için ABD'den gelen bilim adamlarından E.B. Reilly Tilkitepe'de; Siluz ve Kirsopp Lake ise Van'da kazı yaparlar. 1956'da C.A. Burney Van Kalesi ve Van Kalesi Höyüğü'nde incelemeler yapar. Türk bilim adamlarınca ilk araştırma ve kazı, A. Erzen başkanlığında, 1959-61 tarihleri arasında Van Kalesi'nde yapmıştır. 1969'da M. Salvini, ardından da A.M. Dinçol kaledeki Urartu yazıtlarını incelerler. 1972-73'de R. Naumann ve A. Erzen'le müştereken, Van Kalesi'nin fotogrametrik plan çalışmalarında bulunur. Daha sonra M.T. Tarhan 1983-87 yılları arasında "Van Kalesi ve Eski Van Şehrinin Tarihi Milli Projesi'ni" ve 1986'da UNESCO projesi olarak "The Old City of Van and the Van Fortress-Turkey, Istanbul 1986" konulu proje hazırlamıştır.Tarhan, 1987-91 yılları arasında ise "Van Kalesi ve eski Van Şehri Kazıları"nı yapar. 2012 yılında E. Konyar tarafından kazısına tekrar başlanır.
Tabakalanma: Van Kalesi'nde (Tuşpa), Eski Tunç Çağı'ndan I. Dünya Savaşı sonuna kadar, yaklaşık beşbin yılı aşkın, kesintisiz bir iskan sürekliliği vardır: Hurriler, Urartular, Medler, Persler, Parthlar, Bizanslılar, Vasal, Vaspurakanlar, Sasaniler, Selçuklular, Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkmenleri, Safaviler ve Osmanlılar.
Buluntular: Sardurburcu/Madırburç: Kalenin batı ucunda, kuzeybatı eteklerinde, kuzeye doğru ovada yükselir. 1898'de C.F. Lehmann-Haupt tarafından "Sardurburcu" diye adlandırılmıştır. Yerel olarak "Madırburç" adıyla anılır. Tuşpa'nın en eski kral soyuna ait yapısıdır. Kurucu kralların en güçlüsü olduğu anlaşılan I. Sarduri tarafından yaptırılan görkemli, bir yapıdır. Yaklaşık 47x13 m boyutlarında dikdörtgen planlıdır. Mevcut beş taş dizisinin yüksekliği ortalama 4 m'dir. Her biri 8-10 ton ağırlığında oldukları hesap edilen, özenle yapılmış devasa kalker bloklarla inşa edilmiştir. Bu kalker blokların üzerinde üçü doğu, diğer üçü de batı cephede yer almak üzere, altı kez yinelenen inşa yazıtı bulunmaktadır. İç Kale: Kalenin en çarpıcı kesimini oluşturmaktadır. Van kalesinin en yüksek alanıdır. Yer yer 7-8 m'ye varan sur duvarları Urartu dönemine aittir. Sur duvarlarının üzerinde bulunan taş ve kerpiç eklentiler ise Urartu'nun yıkılışından I. Dünya Savaşı'na değin uzanan geniş bir zaman dilimine aittir. Başkent Tuşpa'nın ilk saray ve en eski tapınağı burada yer almaktadır. Kral Mezarları: Kalede yer alan, yüksek düzeyde işçilikli kral mezarları, Urartu anıtsal kaya mezarlarının en önemli eserlerindedir. İç Kale'nin hemen altında yer alan mezarların cepheleri güneydeki uçuruma bakar. Bu yapılar plan olarak büyük bir salon ve salona bağlantılı mezar odalarından oluşmaktadır. I. Sarduri Mezarı: Büyük Platform'un bu anıt mezar için yapıldığı kesindir. Güneye bakan kaya yüzeyi, işlenerek anıtsal bir cephe mimarisi oluşturmuştur. Kapının üzerinde de ışık menfezi bulunmaktadır. Salon dört mezar odası ile bağlantılıdır. Literatürde "Neft Kuyusu Mezarı" ya da "Menua Mezarı" olarak tanımlanır (Bu anıtsal mezar M.T. Tarhan tarafından Urartu kralı I. Sarduri dönemine tarihlendirilmektedir). İşpuini ve Menua Mezarı: Büyük Platform'a asılan, girişi doğuya bakan iki ana salonlu bu mezarın, Urartu krallığını birlikte yöneten İşpuini ve oğlu Menua'ya ait olmalıdır. İki ana salon bu birlikteliğin açık kanıtıdır. İşpuini'ye ait olması gereken öndeki ana salonun iki mezar odasına açılmaktadır. Menua'ya ait olması gereken ikinci salon ise mezar odasıyla bağlantılıdır. Literatürde "Kurucular Mezarı" ya da "İç Kale Mezarı" adıyla tanımlanır. II. Sarduri Mezarı: Doğu Hendeği'nin doğusundadır. Anıtsal bir kaya platformu, platforma inen merdivenler, girişe uzanan basamaklar, oturma sekisi ve cephe mimarisiyle görkemli bir görünüm oluşturmuştur. Ana salona üç mezar odası açılmaktadır. Literatürde "II. Sarduri Mezarı" ya da "Doğu Mezarı" olarak tanımlanır. Kremasyon / Ölü Yakma Geleneğindeki Mezar: En doğudaki mezar yapısıdır. Mezar büyük bir salondan ibarettir. Doğu, batı ve kuzey duvarlarının içine, hemen hemen duvar boyunca uzanan yatay nişler oyulmuştur. Bu nişlerin içinde toplam 78 yuvarlak kaide oyuğu sıralıdır. I. Argişti Mezarı: Batı hendeğinin dışında, "Yeni Saray"ın hemen batısındadır. Literatürde "Horhor Mağarası" olarak da bilinir. I. Argişti'ye ait olduğu kesindir. Kraliyet yıllıkları giriş kesimindeki cepheye kolonlar halinde yazılmıştır. Yukarıdan aşağıya inilen kaya basamaklarıyla girişe ulaşılır. Bu anıt mezar bir ana holle bağlantılı 5 mezar odasından oluşur. Duvarda 34 adet niş bulunmaktadır. Bu mezarın yapısının hemen altında "Küçük Horhor Mağarası" diye adlandırılan mezar odası yer alır. Yeni Saray: Kalenin dışında yer alan krallığa ait bu yapı, Batı Hendeği'nin hemen yanından I. Argişti'nin mezarına kadar uzanan geniş alanda, kademeli platformlar üzerinde yükselir. Hemen batısındaki anıt mezarla ilintisi nedeniyle, M. T. Tarhan tarafından, I. Argişti tarafından inşa edildiği düşünülmektedir. 1987-90 yılları arasındaki kazılarda büyük bir kısmı gün ışığına çıkarılmıştır. Çeşitli boyutlardaki 12 mekanın tabanları ve kısmen duvarları tümüyle ana kayadan işlenmiştir. Menua Sirşinisi: Literatür'de "Menua Salonu" olarak da tanımlanan bu anıtsal yapı, kuzey yamaçta, kalenin altındaki doğal bir terasa açılmaktadır. In situ olarak bulunması nedeniyle kesin olarak tarihlenebilen kral soyuna ait yapılardan biridir. Tümüyle ana kayaya oyulmuştur.1989-90 yılları arasındaki kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Sirşin, "tanrılara sunulacak kurbanlık hayvanların muhafaza edildiği ahır" demektir. "Analı Kız" Kutsal Alanı: Hemen hemen bütünüyle ana kayadan işlenmiştir. Kalenin kuzeydoğu yamacındadır. II. Sarduri tarafından yaptırılmıştır. Literatürde yerel deyimle kullanılır ve "Analı Kız" ya da "Hazine Kapısı" olarak tanımlanır. İki büyük niş ve nişlerin içinde bulunan devasa bazalt kaideler üzerindeki iki dev stel, törenlerin yapıldığı büyük bir platform ve izleyenlerin sıralandığı oturma sekileri, kurbanlık hayvanların kanlarının aktığı kanallar, bu kutsal alanın en çarpıcı mimari elemanlarıdır. Yazıtlar: Urartu yazıtları 100'ü aşkındır. Bu yazıtların bir kısmı Van Müzesi'nde, bir kısmı Gürcistan Müzesi'ndedir. Bir adet yazıtın yalnızca fotoğrafı Erivan Müzesi'nde bulunmaktadır. Menua Çeşmesi: Kalenin kuzey eteklerindedir. Ana kaya düzeltilerek oluşturulmuş 3 niş içinde panolara kazınmış birbirinin aynısı yazıtlar vardır. Yazıtta geçen ve çeşme anlamına geldiği düşünülen taramanili sözcüğü nedeniyle bu yapının Menua tarafından yaptırılan bir çeşme olduğu belirtilmektedir. Horhor Çeşmeleri: Kalenin güneybatısında yer almaktadır. Çeşmenin nişi 142x104x65 cm boyutlarındadır. Nişin altında 95x75x18 cm boyutlarında bir havuz vardır. Havuzun kuzeydoğu köşesinde bir kanal vardır. Tamamı ana kayaya oyulmuştur. Çeşmenin kuzeyinde kaleyle bağlantı sağlayan basamaklar bulunmaktadır [Konyar et al. 2014: 358-64].
Kalıntılar:
Yorum ve tarihleme: Van Kalesi ile ilgili çalışmalar 1827'de başlamıştır. Dolayısıyla D. Anadolu'da araştırılan en eski merkezlerin başında gelmektedir. MS 5. yüzyılda yaşamış olan K. Moses, Van Kalesi'ni Assur Kraliçesi Semiramis'in inşa ettirdiği belirtmiştir. Daha sonra çok sayıda yapılan bilimsel çalışmalarda kalenin İlk Tunç Çağı'ndan itibaren yerleşme gördüğü ve Urartulara başkentlik yaptığı anlaşılmıştır. Kaledeki çok sayıda bulunan Urartuca yazıtlar ise M. Salvini ve A.M. Dinçol tarafından okunmuştur. Kalede bulunan kaya mezarları ile ilgili literatüre geçen bilgiler M.T. Tarhan tarafından yapılan yeni çalışmalar ile değişikliğe uğramıştır. Literatürde "Neft Kuyusu Mezarı" ya da "Menua Mezarı" olarak geçen kaya mezarı Tarhan tarafından "I. Sarduri Mezarı"; "İç Kale Mezarı" olarak geçen kaya mezarı "İşpuini ve Menua Mezarı"; literatürde "Horhor Mağarası" olarak geçen kaya mezarı "I. Argişti Mezarı" olarak adlandırılmıştır. Anadolu'nun en önemli kalelerinden birini oluşturan Van Kalesi 5 binyıldır kesintisiz yerleşim görmüştür.


Liste'ye