20- KOPARILAN SAYFALAR Ali Yamaç 11/9/2006 Madem bu yazı dizisinin ismi "Koparılan Sayfalar" ve madem bu ismi, sembolik olarak, kaçak kazılarla bulunup, kanun dışı yollardan satılan her eski eserin, dünya tarihinin kitabından koparılmış bir sayfa olduğunu vurgulamak için koyduk; size olayın ne denli trajik olduğunu anlatabilmek için bu alegoriyi somuta taşıyan bir örnek sunmak ve bu dizinin son yazısını gerçekten "Koparılan Sayfalar"a ayırmak istiyoruz. İran Şahı Tahmasp, 1542 yılında Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'a bir armağan gönderir. Bu armağan, divana kabul edilen İran sefiri tarafından padişaha bizzat sunulur. Kanuni'nin hat, tezhip ve minyatürlere olan düşkünlüğünü bilen İran Şahı, Osmanlı padişahına olağanüstü bir kitap göndermiştir. Bu, İranlı şair Firdevsi'nin Şehname'sidir. İran süsleme sanatının eşsiz örneklerinden birisi, tümü ile minyatürlerle bezenmiş ve harikulade ciltlenmiş bir başyapıttır. 759 sayfada 258 minyatür vardır. 1522'de Şah İsmail'in emri ile süslenmesine başlanmış, tezhip ve minyatürlerinin tamamlanması tam 20 yıl sürmüştür. Eser, Şah İsmail'in ölümü üzerine tahta geçen oğlu Şah Tahmasp tarafından Osmanlı sultanına hediye edilmiştir. Eser, 400 yıla yakın bir süre Topkapı Sarayı Kütüphanesi'nde korunur. Topkapı Sarayı Kütüphanesi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, en az bugün olduğu kadar, hatta belki de bugünkünden daha sıkı korunan bir yerdi. Çok az insanın girebildiği, dışarıya kitap çıkartmanın ise mümkün olmadığı bir kütüphaneydi burası. Dolayısıyla, Şehname'nin 1903 yılında bu kütüphaneden dışarıya nasıl çıktığı bilinmemekte. Bu tarihte dışarı çıktığını ise ancak tahmin edebiliyoruz. Çünkü bu, Baron Edmond de Rothschild'in Şehname'yi satın aldığı tarih. Satışın ne şekilde olduğuna dair elimizde herhangi bir bilgi yok. Kitap, 1950 yılına kadar baronun özel kütüphanesinde korunur. Bu, olağanüstü zenginlik ve güzellikte bir özel kütüphanedir. Şehname için şanssızlıklar zinciri, Baron'un ölümü ile başlar. 1950 yılında, Baron'un ölümünün ardından, oğlu ve varisi Maurice de Rothschild, Şehname'yi New York'ta antika ticareti yapan Rosenberg & Stiebel şirketine satar. 1959 yılında Şehname'yi bu şirketten satın alan Arthur Houghton ise eseri yırtarak sayfa sayfa satmaya başlar! Yanlış okumadınız, "Yırtarak sayfa sayfa satmaya başlar". Eserin bazı sayfaları, 1962 yılında Grolier Club'da sergilenir. Ardından diğer bazı sayfalar 1968 yılında Knoedler Company'de ve 1970 yılında başka bir takım sergilerde görünür. 1972 yılında, Houghton, 78 sayfayı mütevelli heyetinde olduğu Metropolitan Müzesi'ne bağışlar. 1976 yılında Christie's müzayede salonlarında satılan 7 sayfaya tam 785.000.- pound ödenir. 1988 yılında, yine Christie's'de yapılan diğer bir müzayedede ise 14 sayfa 880.000.- pounda satılır. Farklı kuruluşlar tarafından piyasaya sürülen sayfaların satışı yıllar boyunca devam eder. 1988 yılındaki satış öncesi, Daily Telegraph Gazetesi'nin sanat sayfasında, bu eserin parçalanarak satılması için yapılan yorum, "İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, bir tarihi esere yöneltilmiş en barbarca hareket" olmuştur. Aynı tarihlerde, International Herald Tribune Gazetesi ise olayı, "Bir İran Şaheseri Tahrip Edildi" başlığı ile duyurur. Houghton'un bir kısmını dostlarına hediye ederek, diğerlerini de müzayedelerde satarak sürdürdüğü bu parçalama operasyonu ölümüne dek sürer. 1990 yılındaki ölümünden önce Houghton, Şehname'nin nerede ise tümünü parça parça elden çıkartır. Ardından, eser için tam anlamı ile bir kurtuluş sayılmasa bile, ufak bir ümit ışığı doğar: 1996 yılında İran hükümeti, devrik şah Rıza Pehlevi'nin özel koleksiyonunda bulunan ve darbe sırasında İran'da kalan, Willem de Kooning'in, 1952 yılında yaptığı bir çıplak kadın tablosuna karşılık, Şehname'nin ABD'de bulunan 118 minyatürünü geri alır. Bu çabaya rağmen, Şehname'nin 140 minyatürü bugün hala Metropolitan Müzesi'nden, Virginia Müzesi'ne, Berlin'den İngiltere'ye kadar birçok müzeye ve en az 44 ayrı özel koleksiyona dağılmış durumda. Ve, bu acıklı durumun yanısıra, bu davranışın haklı olduğunu, bu bölünmenin eserin mümkün olduğunca fazla insan tarafından görülmesini sağladığını savunan kuruluşlar hala mevcut. Sadece İran'ın değil, dünya sanatının olağanüstü bir mirası, tezhip ve minyatür sanatı açısından döneminin en önemli özelliklerini barındıran bir eser, artık onarılamaz bir durumdadır. Döneminde üç ayrı sanatçı tarafından, 20 yılda yapılan ve bir hikayenin tümünü anlatan 258 minyatür artık dağılmış, anlattıkları hikayenin bütünlüğünden ise eser kalmamıştır. Örnek vermek gerekirse, bir bestecinin konçertosunun tüm partisyonları artık değişik insanların elindedir ve herkes kendi partisyonun ne denli güzel olduğunu düşünmektedir. Konçerto ise bir daha asla çalınamayacak ve dinlenemeyecektir... -------------------------------------- 1. Fotoğraf Altı: Metropolitan Müzesi, Arthur A. Houghton Jr. Bağışı, envanter no. 1970.301.2 2. Fotoğraf Altı: Menşei belli olmayan bir Tahmasp Şehname'si minyatürü 3. Fotoğraf Altı: Sotheby's 15 Kasım 1997 tarihli müzayede kataloğu, lot 43 4. Fotoğraf Altı: Christie's 29 Nisan 2003 tarihli müzayede kataloğu, lot 100 *** Tam yirmi haftadır Ali Yamaç'ın titiz, bilimsel araştırıcılığı, derleyiciliği sayesinde sürdürdüğümüz "Koparılan Sayfalar" dizisi, önümüzdeki hafta yayınlayacağımız "Epilog" ile sona eriyor... Umarız bu koparılmışların acıklı öyküleriyle, billur köşklerinde ikamet eden, resmi ve akademik "üç maymunlar"ın ellerini, biraz olsun kıpırdatabilmişizdir... Teşekkürler Ali, TAYHaber